SİYASET NEREYE GİDİYOR?
İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

SİYASET NEREYE GİDİYOR?

09 Eylül 2019 - 14:31

     Türkiye de siyaset kurumu bu zamana kadar hiç görülmemiş biçimdeilkesizleşmeye başlamış, bu ilkesizlik sonucunda da hangi siyasi partinin ve kimin hangi görüşü savunduğu içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Dün dediğinin bugün tam tersini yapan siyaset adamlarının çoğunluğu teşkil etmesi siyaset kurumunun millet nezdinde güvenilirliğini yitirmesine sebep olmakta, bu durum hem gelecekle ilgili kaygılarımızı artırmakta hemde ümitlerimizin azalmasına sebep olmaktadır.
 
  Kuruluşundan sonraki on beş, yirmi yılı saymazsak kendisini batının dayatmalarından bir türlü kurtaramayan ve görünüşte bağımsız olsa da, milli ve yerlilik konusunda gerekli adımları atamamış olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ devleti son on yılda bu konuda attığı adımlar sonucunda çok büyük ilerleme kaydetmiş olmasına rağmeniçeride ciddi bir engelleme ile karşılaşmaktadır.
 
  Tam kırk yıllık problemimiz olan, on binlerce vatan evladının şehit ya da Gazi olmasına,yüzbinlerce ailenin yerlerinden yurtlarından olması ve milyarlarca liralık kaynağımızın heba olup gitmesine sebep olan PKK, ABD’ in artık saklamaya gerek duymadan yaptığı sınırsız silah ve para desteğine rağmen bitme aşamasına gelmiştir. Ancak PKK ile mücadelede devlet nereye vursa ses CHP’ den gelmektedir. Geçen hafta İçişleri Bakanlığı’nın kayyum atadığı üç Büyükşehir’in eski belediye başkanlarına destek olmak için, üzerine hiç vazife olmamasına rağmen Diyarbakır’a giden İstanbul belediye başkanı buna en yakın örnektir. Orada yaptığı açıklamalara bakarsanız maksatlarının ne olduğu açıkça bellidir. Terörle, yani askerlerimizi şehit eden ve ocaklarımıza ateş düşüren,Aziz vatanımızı bölmeye çalışan ve insanlarımızın arasına nifak tohumları ekme gayretinde olan  PKK ile bağlantısını sağır sultanın bile bildiği bölücü HDP’lilere “Sizlerle birlikteyiz yanınızdayız demiyorumsizinle aynıyız bir farkımız yok.” Demek en hafif tabiriyle ihanettir. Mustafa Kemal’in partisi diye övünüp sonrada açıktan bölücülük yapanlarla birlikte olmak o soysuzların işledikleri cinayetlere ortak olmaktır.
 
   Esasen 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreçte yaşananlara baktığımızda CHP’nin bu devleti ele geçirmeye çalışan herkesle dirsek temasında olduğunu gayet net görebiliriz. Elbette iktidarın yaptığı hataları ortaya koymak muhalefetin hakkıdır. Demokrasinin olmazsa olmazı, gördüğümüz yanlışı çekinmeden ortaya koyabilmektir. Ancak bunun yolu darbeciye ve teröriste sahip çıkmak olmamalıdır. Unutmamak gerekir ki biz milli mücadeleyi bir siyasi partinin maharetiyle yapmadık. Bir millet topyekün savaştı. Türk, Kürt, laz, Çerkez, kadın, erkek herkes üzerine düşeni yaparak vatanımıza sahip çıktık. Hükümetin aldığı kararlara muhalefet etmek vatan ve milletin selameti için mücadele etmek başka şey, vatan ve millet düşmanı teröristlerle aynı safta durmak tamamen başka bir şeydir. Muhalefetle ihaneti birbirine karıştırmamak lazımdır.
 
    CHP günden güne artarak devam eden ve Kemal KILIÇDAROĞLU ile zirve yapan PKK seviciliğini terk etmediği takdirde, parti içindeki vatanseverlerin çok büyük tepkisine sebep olacaktır. Siz Kürt’lerin oyunun PKK’nın tekelinde olduğunu zannederek oy uğruna onlara prim vermekle, bugüne kadar size en büyük desteği vermiş olan cumhuriyet değerlerine inanmış insanlarımızın oylarını ve desteğini kaybediyorsunuz.
 
           AKP ye gelince büyük sıkıntılar içinde aldığınız hükümeti onyedi yıldır idare ediyorsunuz. Gerçekten tarihe geçecek hizmetler yaptınız. Ancak uzun süre iktidar olmanın verdiği rehavet başta olmak üzere bir çok sebepten dolayı oy kaybediyorsunuz. Hayat pahalılığı ve ekonomide ki belirsizlikle beraber, yargı adaletinin sağlanmasında yaşanan sıkıntılar, Suriyeli mülteciler konusunda ağır davranılması gibi meseleler acil bir şekilde çözüm yoluna sokulmalıdır. AKP teşkilatlarında liyakat sahiplerinin değil de il ve ilçe başkanlarının kendi ölçülerine göre seçip görev verdiği kimselerin çoğunlukta olması gerçek dava adamlarının önünün kesilmesine sebep olmaktadır. Sayın cumhurbaşkanımızın şahsi gayreti bir yana AKP teşkilatları hizmet ahlakından çoktan uzaklaşmış, belli kimselerin kontrolü altına girmiştir. Halkta hiçbir karşılığı olmayan kimseler yönetici pozisyonunda bulunduklarından millet ile devlet arasında aşılmaz bir duvar meydana getirdiler.
     Hasılı her iki partide kendilerini evrildikleri bu cendereden kurtarmazlarsa siyaseten çok acı sonuçlar yaşamaları kaçınılmazdır.
Dürüst, adil ve erdemli siyasetçilerin bizi yönetmesi temennisiyle Allah’a emanet olun.
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • veysel. nehir
    2 ay önce
    Yüreğine sağlık , ILHAN bey kalite,nin olmadığı yerde siyasi katakulli , ile toplumun değer ,yargılariyla kirli siyaset yapma zafiyetini sergilerler. Vesselâm .