Hoş geldin, sefalar getirdin yâ Şehr-i Ramazan!..
Huzurunla geldin, bereketinle geldin gönlümüze!..
On bir aydır yolunu gözlüyorduk gelirsin diye…
Yine haber vere vere geldin hanemize… Recep’le geleceğini haber verdin, Regaip ve Miraç Kandillerini yaşattın… Şaban’la yaklaştın Berât Kandilini yaşattın…
18 Şubat 2026 akşamı ilk teravih namazıyla 19 Şubat 2026 Perşembe günü de bizi orucunla buluşturdun…
Dedik ya bereketinle, huzurunla geliverdin ülkemize… Camilerimiz cemaatle şenlendi. Gecelerimiz sahurla şenlendi. İlk orucumuz iftarla şenlendi… Daha ne olsun ki!..
Ramazan Topu sanırım atılmadığı için duyulmuyor İzmir’imizde. Henüz ramazan davulcusunun sesini de duymadık. Olsun varsın…
AA’nın haberine göre: Tüm İstanbul Muhtar Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Selami Aykut, bu yıl İstanbul'daki 961 mahallede yaklaşık 3 bin ramazan davulcusunun görev yapacağını bildirdi.
Evet, çalar saatin olmadığı dönemlerde Osmanlı’dan bu yana Ramazan gecelerinde halkı sahura kaldırmak için davul çaldırıldığını biliyoruz.
Denizli’nin Güney ilçesinde 1960’lı yıllarda ilçede sokak lambaları yanmadığı için Ramazan davulcusunun yanında bir de yolunu bulması için bir de fener taşıyıcıları olurdu. Biz çocuklar için Güney gecelerindeki normal zamanlarda alışık olmadığımız bu görüntüler de sanki bir tiyatro oyunu gibi gelirdi bizlere Ramazan gecelerinde…
Mübarek Ramazan ayının ülkemize, Türk-İslâm âlemine ve bütün insanlığa hayırlara vesile olması ve güzellikler getirmesi dileklerimi sunuyorum…
Bugün fazla zamanını almak istemiyorum değerli okurlarımın onun için de iki şâirimizden iki Ramazan şiiriyle noktalamak istiyorum yazımı
KARŞI/YAKA’DAN… SEVGİLERİMLE…
RAMAZAN ŞİİRİ -Mehmet Âkif ERSOY-
"Yâ Rab, şu muazzam Ramazan hürmetine,
Kaldır aradan vahdete hâil ne ise;
Yâ Rab, şu asırlarca süren tefrikadan,
Artık ezilip düşmesin ümmet ye'se.
Mâdâm ki verdin bize bir rûh-i nevîn...
Yâ Rab, daha bir nefha-i te'yîd insin!"
Vahdete hâil: Birliğe engel
Tefrikadan: ayrılıktan
Ruh-i nevin: ruhun ferahlığı
DUÂ ŞİİRİ – Arif Nihat ASYA
Biz, kısık sesleriz... Minareleri,
Sen, ezansız bırakma, Allah'ım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma, Allah'ım!
Mahyasızdır minareler... Göğü de
Kehkeşansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!
Bize güç ver... Cihâd meydanını,
Pehlivansız bırakma Allah'ım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma, Allah'ım!
Bilelim hasma, karşı koymasını;
Bizi cansız bırakma, Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma, Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma, Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız
Ve vatansız bırakma, Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma, Allah'ım!

Yorumlar
Kalan Karakter: