Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 günlerinde gerçekleşen 36. NATO Toplantısından geriye neler mi kaldı derseniz, işte birkaç örnek…
Her şeyden önce AY-YILDIZ KARAGÂHI olarak planlanan ve tamamı 2028’de hizmet verecek olan Türk Ordusunun yeni ve bütüncül yerleşkesinin 12 Milyon metrekarelik alanıyla Pentagon'un 3, NATO binasının tam 4 katı olduğu bilgisiyle gurur duyuyoruz…
32 Devlet başkanını hayrete düşüren NATO Zirvesi'nde liderlerin Mehterli Karşılanmasını en veciz şekilde Bulgar yazar Sophia PRONEİKOS'un yorumladı. Sosyla medyada defalarca paylaşılan yazısını daha sonra ülkesinden gelen baskılar yüzünden değiştirse bile bizim için ilk söylenenler muteberdir.
Bulgar yazar Sophia PRONEİKOS şöyle yazmıştı mehterli karşılama töreni için:
“””"Tarih, beni şaşırmaktan asla vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiç kaybolmaz. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki, modern insanlar buna törensel protokol demeye başlar.
Tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi, müzakere masasının etrafında gerçekleşmedi. Bu sahne, ilk el sıkışmadan hemen önce yaşandı; yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, dünyanın en eski askeri bandosu olan "Mehter"in sesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hoş geldin derken, önlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi üniformalı askerler duruyordu.
Ne muhteşem bir tarihsel süreklilik hissi: Savaş sonrası dünyanın sembolü olarak 1949'da kurulan bir askeri ittifak, kökenleri on üçüncü yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giriyor.
Mehter asla sıradan bir askeri bando değildi, bir silahtı.
Osmanlı orduları Belgrad'a, Konstantinopolis'e, Rodos'a, Mohaç'a veya Viyana'ya doğru ilerlerken duyulan ilk şey, devasa "kös" davullarının gök gürültüsüydü; ardından "zurnalar"ın keskin sesi, sonra pirinç trompetler ve çarpan zil sesleri geliyordu; çünkü müzik sadece orduyu eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı; amacı askerleri eğlendirmek değil, savaştan çok önce düşmana bir imparatorluğun bizzat onlara doğru geldiğini söylüyordu.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının kademeli olarak Osmanlı davullarını, zillerini ve sözde "Türk usulü"nü benimsemesi tesadüf değildir; bu usul daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziğine bile yolunu bulacaktı, çünkü bazen tarih bir medeniyeti kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeter.
Ve tam da bu yüzden bu töreni bu kadar büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırmaya çalışmıyor diye değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi anladığını fark ettiğim için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar,
Çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeter…”””””
Arap medyasında dikkat çeken Türkiye yorumu.
“””””Arapça bir analizde, Avrupa’nın geçmişte Türkiye’ye karşı sert söylemler kullandığı ancak bugün değişen jeopolitik dengeler nedeniyle Ankara ile yakınlaşmak zorunda kaldığı belirtildi.
Yorumda, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişi, dış politikadaki etkinliği ve Suriye, Libya ile Azerbaycan sahalarındaki hamlelerinin Ankara’yı bölgesel bir güç merkezine dönüştürdüğü ifade edildi.
Analizde, “Türkler başından beri doğru oynadı; direndi, taviz vermedi ve gerektiğinde sahada sert güç kullandı.” değerlendirmesine yer verildi.””””
Könül Ordubadi Azerbaycanlı Yazar 7 Temmuz 2026
“””” Yaşa asrın lideri Recep Tayyip Erdoğan! Mehter marşı eşliğinde yapılan bu karşılama, köklü tarihimizin ve devlet geleneğimizin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha hissettirdi. Yürek açıcı, gurur verici ve son derece anlamlı bir manzara…””””
ERDOĞAN’IN YANINDA TRUMP
- Asla patavatsızlık yapmıyor.
- Övülmediği halde sürekli övüyor.
- Beden diliyle bile mutlu görünüyor.
- Kibirli ve üstenci halini terk ediyor.
- “Dünyanın ağası benim” demiyor.
- Hiç canı sıkılmış gibi durmuyor.
Ahmet Hakan (Hürriyet - 09.07.2026
TRT World:·
“”” Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde dünya liderleri dünyanın en eski askeri bandosu Mehter'in ritimleriyle karşılandı. Tarihi savaş alanlarından Mozart'ın "Türk Yürüyüşü"ne ilham veren simgesel ses küresel sahneyi hala yönetmeye devam ediyor.””””
Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, Ankara Kalesi'ni gezdi.
Külliye'ye gelirken çekilen görüntüsü hakkında konuşan Frostadottir, "Çok etkilendim. Harika bir ortam vardı. Her şey gerçekten çok iyi organize edilmiş. Hazırlık süreci gerçekten gurur vericiydi." ifadelerini kulland
Son yapılan NATO Toplantısı da gösterdi ki, Artık bu topraklarda misafirler, medeniyetimizin izzeti, devletimizin vakarı ve milletimizin özgüveniyle karşılanıyor.
Türkiye, kendi iradesiyle hareket eden güçlü bir devlet olduğunu sergilerken, misafirler, mehter marşının ihtişamıyla; ecdadımızın devlet vakarı, ve köklü misafirperverlik anlayışıyla karşılanıyor.
Bu tablo, sadece bir karşılama töreni değil; tarihinden güç alan, medeniyet değerleriyle yükselen ve kendi istikametini kendisi belirleyen büyük Türkiye’nin dünyaya verdiği anlamlı bir mesajdır.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!..
KARŞI/YAKA’DAN… SEVGİLERİMİZLE…
Yorumlar
Kalan Karakter: