3-4-5 Temmuz 2026 Cuma-Cumartesi-Pazar günleri Edirne Sarayiçi Çayırı 66. Kez yapılmakta olan Kırkpınar Yağlı Güreşleriyle şenleniyor değerli okurlarım…
Güreş severler yağlı güreşleri 3 gün boyunca TRT SPOR ile TRT Spor Yıldız kanallarından canlı ve şifresiz olarak izleyebilecekler. Yayınlar üç gün boyunca er meydanından canlı bağlantılar ve uzman yorumlarıyla da destekleneceği ifade ediliyor.
Vatandaşlar ilk gün müsabakalarını 3 Temmuz günü hiçbir ücret ödemeden yerinde canlı olarak izleme şansına sahip olurken, hafta sonu gerçekleştirilecek kritik turlar ve final gününde ise fiyatları 1400 ile 2600 TL arasında değişen biletli giriş uygulamasına geçileceği bilgisi verilmişti.
AA’nın haberinden, Kırkpıner Yağlı Güreşleri’ne bu yıl 40'ı başpehlivan olmak üzere 840 pehlivan katılacağını öğreniyoruz.
Pehlivanların; minik 1, minik 2, minik 3, teşvik, tozkoparan, ayak, deste küçük boy, deste orta boy, deste büyük boy, küçük orta küçük boy, küçük orta büyük boy, büyük orta, başaltı ve baş kategorilerinde mücadele vereceklerini öğreniyoruz yine AA’nın haberinden.
İlk gün müsabakaları, resmi açılış seremonisi yapılırken bugün 4 Temmuz 2026 Cumartesi 13.30’da başlayacak olan TV yayını ile birlikte alt boyların mücadeleleri ve başpehlivanlık ön eleme turları cereyan edecek.
5 Temmuz 2026 Pazar: Kıran kırana geçecek son müsabakalar ve başpehlivanlık güreşleri yapılacak.
Türk spor tarihinin, kadim bir geleneğini günümüze taşıyan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde büyük gün geldi. Türkiye'nin dört bir yanından Edirne’ye akın eden pehlivanlar, Sarayiçi Er Meydanı'nda dualarla çayıra çıkıp yiğitliklerini gösterecekler…
Yağlı güreşlerin değişmezlerinden birisi de Kırkpınar Güreş Ağalığı’dır. Ağalık ihalesini bu yıl 40 milyon 664 bin 665 lira ile Ufuk ÖZÜNLÜ’nin kazandığını çğreniyoruz.
Kırkpınar’ı millî yapan uygulamaların başında Atatürk Anıtına çelenk konulmasını takiben Pehlivanlar Mezarlığı ziyareti Adalı Halil ile Kara Emin’in mezarları başında dua edilmesinin ardından Edirne Eski Camii’nde mevlit okutulması vardır.
Yine bu güreşleri millî yapan uygulamalardan birisi de, pehlivanların güreşlerinde sonuç ne olursa olsun yenen güreşçinin yenileni elinden tutup kaldırması kuralıdır. Güreşin sonucu her ne olursa olsun yaşça küçük olan güreşçinin yaşça büyük olanın elini öpmesi geleneğidir. Yine iki güreşçinin sırayla bir diğerinin ayakları yerden kesilecek şekilde yerden kaldırması ve elini rakibinin omurgası boyunca gezdirerek dinlenmesine ve sıkışan omurların açılmasını sağlamasıdır.
Güreş sporu gerçekten Türk Milletinin millî sporudur. Güreşin millî spor oluşunu sağlayan en önemli unsur tarihiliğidir.
Çin yıllıklarında, bazı seyahatnâmelerde, destanlarda ve saray tarihlerinde Türkler’in bu sporu savaş temrinlerinin yanı sıra bayram ve düğün şenlikleri gibi çeşitli vesilelerle de yaptıkları ve bir yiğitlik ölçüsü olarak kabul ettikleri belirtilmektedir. Özellikle hükümdarlar, şehzadeler, vezirler tarafından ilgi ve himaye görmesi, güreşi binicilik ve atıcılık gibi saray sporlarından biri haline getirmiştir.
Türk Milletinin İslama girişiyle birlikte Hz. Peygamber’e salavat getirilmesi, dua okunması ve Hz. Hamza’nın adının anılması gelir. Selçuklular zamanında başta Konya olmak üzere birçok şehirde güreşçi tekkeleri kurulmuştur.
1890’dan sonra özellikle “Türk gibi kuvvetli” sözünü dünyaya kabul ettiren Koca Yûsuf, Kara Ahmed, Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmed’in Avrupa ve Amerika’da kazandıkları başarıların etkisiyle İstanbul’da güreş müsabakaları yapılmış padişah, “cihan şampiyonu” Kara Ahmed’i huzuruna kabul ederek kendisini iftihar nişanı ile mükâfatlandırmıştır.
Osmanlı padişahlarının huzurunda yapılan güreşlere Huzur Güreşleri adıyla anılırdı. Tarihi oldukça eskiye giden bu güreşler daha ziyade düğün, bayram gibi şenliklerde, son zamanlarda ise binişlerde davul zurna eşliğinde yapılırdı. Güreş bitince padişah pehlivanlara ihsanlarda bulunurdu.
Tarih boyunca Türkler “karakucak, yağlı güreş, aba güreşi” adları altında güreşler yapmışlardır. Bunlardan tarihi çok eski olan ve kıran kırana yapılan karakucak güreşinde pehlivanlar, istedikleri oyunu uygulayabilirler.
Kırkpınar güreşleri, rivayete göre Şehzade Süleyman Paşa ile (ö. 1357) Rumeli’ye geçen kırk gazi yiğidin o civarda güreşmesiyle başlamıştır
Güreşlerin hakemliğini genellikle eski pehlivanlar arasından çıkar Cazgırlar yapmaktadır. Güreşler başlarken güreşçileri özelliklerini söyleyerek yüksek sesle tanıtma ve dua yapma görevi cazgırındır.
Kırkpınar başpehlivanlığını en fazla elinde tutan güreşçi, 26 yıl başpehlivan olan KEL ALİÇO olmuştur.
Osmanlı Türkiyesi’nde “alafranga” adıyla anılan ilk minder güreşi, İstanbul’da XX. yüzyıl başlarında Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde yapılmış, gelişmesi ise Cumhuriyet döneminde, özellikle birçok dünya ve olimpiyat şampiyonumuzun çıktığı 1935-1951 yılları arasında olmuştur….
Dün başlayan 665. Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin spor güzelliklerine vesile olmasını dilerken… Konuyu bir cazgır duasıyla noktalamak istiyorum…
CAZGIR DUASI
“Hoş geldiniz, safâ geldiniz erler meydanına
Şeref verdiniz zümrüt Kırkpınar’a
Besmele ile kispetleri çektiniz ince bele
Okudunuz üflediniz hazret-i pîre…
Söğüt dalından odun olmaz
Moskof kızından kadın olmaz
Her ananın doğurduğundan pehlivan olmaz!..
Hey hey!..
Allah Allah illallah…
Hayırlar gele inşallah
Pîrimiz Hamza Pehlivan
Aslımız neslimiz pehlivan…
İki yiğit çıkmış meydâne
Biri birinden merdâne
Biri here, biri kare
İkisinin de zoru pâre…
Alta geldim diye yerinme
Üste çıktım diye sevinme
Alta gelirsen apış
Üste çıkarsan yapış…
Vur sarmayı kündeden at
Gönder Muhammed’e salâvat
Seğirttim gittim pınara
Allah ikinizin de işini onara!”
KARŞI/YAKA’DAN… SEVGİLERİMLE…
Yorumlar
Kalan Karakter: