Şerif KUTLUDAĞ

Şerif KUTLUDAĞ

KARŞI/YAKA'DAN
[email protected]

KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ NELER SÖYLER

03 Haziran 2022 - 11:11

1 Haziran 2022 Çarşamba akşamındayız…
Yıldızlı bir gökyüzü altında, İzmir yaz sıcağında kavrulurken, çiçek kokularıyla yalnızca yüzümüzü değil ruhumuzu da okşayan; Bornova çıkışı Sabuncubeli Tünellerine varmazdan önce otobanın solunda püfür püfür esen havasıyla orman içinde kurulmuş olan OBA Yörük Türkmen Kültür Merkezindeyiz.
Bu kültür merkezi, Ege İzmir Yörük Türkmen Federasyonu Başkanı İsmet İLHAN ile yedi Yörük Türkmen derneğinin olağanüstü gayretleriyle son üç yılda oluşturulmuş. Merkezi gördükçe keşke diyorum; her bir ilimde  kültürümüzün sergilendiği buna benzer merkezler olabilse diyorum…
OBA’da bulunma gerekçemiz; İZDEGÜÇ- İzmir Denizlililer Güçbirliği Derneği’nin 4.sünü gelenekleştirdiği “Yâren Sohbeti”ndeyiz.
İZDEGÜÇ, isabetli bir kararla ayda bir gün farklı mekanlarda 40 kişilik bir üye gurubuyla tematik toplantılar yaparak; üyelerinin hem birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı ortaya koyuyor hem de belirlenen tema çerçevesinde sevgiyle sunulan bilgilerle mensuplarının bilgi dağarcığına yeni bilgiler koyma imkânı yaratıyor.
Nitekim, bundan önceki toplantılarda ‘selamlaşma’ ile başlayan, ‘Ramazan sohbeti’ ve  ‘türkülerimiz’le devam eden Yâren Sohbetinin bu seferki teması: “Somut ve somut olmayan kültür varlıklarımız!” idi…
Konuşmacımız: Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı; UNESCO Kültür Varlıkları Komitesi Başkan Yardımcısı ve Türkiye temsilcisi, aynı zamanda da İZDEGÜÇ Yönetim Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Metin EKİCİ idi.
Çok değerli bilim insanı M: EKİCİ hocamız mesleğine âşık birisi. UNUSCO’daki Başkan Yardımcılığı göreviyle yetkili olmanın getirdiği imkânlarla Türk Milleti olarak somut ve soyut olmayan kültür varlıklarımızın dünya kültür mirası listesine alınması için olağanüstü gayret gösteren bir akademisyen.
Sayın Ekici hocamızı dinlerken, her bir kültürel unsurdan söz ederken keşke dinleyenlerin hayalhanelerinde oluşan tabloları görebilme imkânı olabilseydi.
İnsan, hocamızın haklı olarak özel olarak dikkât çektiği güzel Türkçemizin kelime ve kavramlarıyla düşünürken hayatımızda yer ettiği kadarıyla birer birer yaşıyorduk.
İnsan kelimelerle düşünür ya; “Bazı kelimeler ulu çınarlar gibidir. Onları kullanmaz ya da yerine yeni bir şeyler koyarak kullanımdan düşürürseniz  bin yıllık ulu ağaçları kesmiş gibi olursunuz sonuçta” kabulünden hareketle bize ait kültür taşıyıcısı kelimelerimize dikkât çekiyordu Ekici hocamız…
Çok değerli hocamızın verdiği bilgilerden mutfak, sofra, giysi, müzik, ritüeller, nevruz, Hıdrellez,arkeolojik alanlar, İstanbul’un tarihi yarımadası, Divriği Ulu Cami, Turan Sultan Şifahanesi, Pamukkale vb ülkemizin kayda geçirttiği Dünya Kültür  Mirası listesine kaydettirdiği somut kültür varlıklarımız olduğunu öğreniyoruz.
Yine Ekici hocamızın konferansından, âşıklık geleneği, karagöz, Nevruz Bayramı, geleneksel sohbet toplantıları, Kırkpınar yağlı güreşleri, Alevi Bektaşi kültüründeki semah, Mevlevilikteki semâ, tören keşkeği, yufka/ince ekmek, geleneksel Türk okçuluğu, minyatür, ebru, mangala, hüsnü hat,  İzmir lokma, çeyiz serme, ahilik vb ise somut olmayan kültür varlıklarımız olduğunu öğreniyoruz.

Şimdi düşünüyorum da, ister somut olsun isterse somut olmayan/söze dayalı kültürel unsurlar olsun, yaşatılabildiği taktirde dünyaya yeni gelen insanlarına aynı toplumdan, aynı milletten ve aynı inançtan olma bilincini veren değerlerdir.
Günümüzde, küreselleşme olgusunu dünyaya yaymak ve toplumlara kabul ettirmek isteyen merkezlerin varmak istedikleri yer de toplumların somut ve soyut kültür unsurlarını eriterek yerine kendi belirledikleri yapay unsurları benimsetmektir. Bunun sonucunda da dünya insanını hızla kendi değerlerinden kopararak kimliksizleştirmektir…
Böylesine bir bilgi sarmalı içerisinde içinde yaşadığımız OBA Yörük Türkmen Kültür Merkezindeki Türk kültür tarihine ait etnoğrafik malzeme daha bir anlam ve değer kazanıyordu zihnimizde.
Nitekim, konferans bitiminde, Denizli’nin Güney ilçesinde konuk olarak gelen Kaymakam Osman Acar bey ile yaptığımız ayak üstü sohbet ve değerlendirmede OBA Yörük Türkmen Kültür Merkezinin özelde İzmir’imiz genelde de ülkemiz adına millî kültürümüzü anlatması açısından ne kadar değerli olduğu noktasında sürüp gidiyordu…
Sözün burasında, İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediye  Başkanlığı, İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün burayı görmelerinin temini, Prof. Dr. Metin EKİCİ hocamızın vereceği bilgilerle konunun millî kültür ve kimlik açısından ne kadar önemli olduğunun anlatılmasının ardından önce İzmir ilindeki sonra da çevre illerdeki ortaokul ve lise öğrencilerinin merkezi mutlaka görmeleri gerektiğini düşünmeden edemiyor insan…
Kim bilir bu güzel günü ve ortamı İZDEGÜÇ’lülere yaşatan İZDEGÜÇ Başkanı Dilek Özkan EMİROĞLU ile Ege İzmir Yörük Türkmen Federasyonu Başkanı İsmet İLHAN bu konuyu sayın Prof. Dr. Metin EKİCİ hocanın rehberliğinde bir proje halinde hayata geçirebilirler kim bilir!..
Emeği geçenlere saygı ve sevgilerimizle…

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum