Şerif KUTLUDAĞ

Şerif KUTLUDAĞ

KARŞI/YAKA'DAN
[email protected]

FEVZİ OKUMUŞ, İÇİMİZDEN BİRİ

13 Ağustos 2021 - 09:47


      
     “Dünden Bugüne” & “Nereden Nereye”
Bakmayın siz onun soyadının okumuş olduğuna!..
Gerçekte örgün öğretimde doya doya okumamış; okuyamamış fakat hayatı her zerresiyle 77 yıldır yaşaya yaşaya okuyarak bugünlere gelmiş ilk okul mezunu, çok özellikli bir insan Fevzi Okumuş ağabeyimiz.
  Hani duygu yüklü içli bir halk türkümüz:
“Hem okudum hem yazdım
  Yalan dünya senden bezdim!..”  der ya ona misal…

1944 (2. Dünya Savaşı) yıllarında Rize’nin Hemşin ilçesinin Mutlu Mahallesi(Bodollu Köyü)nde, dünyaya gelir Fevzi Okumuş. Babası taş duvar ustasıdır. O dönemde daha çok Rusya’nın idaresindeki Gürcistan’a giderler çalışmaya. Çuvalla para da kazanırlar. Ne var ki Rusya kazanılan Manat denilen parayı tedavülden kaldırınca köylüler çuval çuval manatları yakmak durumunda kalırlar. Yani sıfırı tüketirler.
4 yaşındayken babasını kaybeder Okumuş. 45 dakika yürüyerek okuluna gidebilir. Fakirlik yıllarında harçlık yok, kahvaltı yok, öğlenleri aç aç geçirilen vakitlerle süren ilk okul yılları. Derslerinin çoğunu dinleyerek takip eder. Defter olmadığı için, ağaçlardan topladığı çam sakızı karşılığında arkadaşlarından arada bir defter yaprağı alır. Onları kullanır defter yerine. Çok da zeki bir öğrencidir. Öğretmeni İsmail Hakkı Baran, “Sen mutlaka okumalısın!” dese de yokluktan ve çalışarak aile bütçesine katkı yapmak zorunda oluşundan dolayı da öğretmeninin isteği gerçekleşmez.
İlk okul üçün yazında öğretmeninin isteğiyle, Hodoçur’a bağ bahçe ve hayvancılık için yaz boyu yardıma gider. Fakat nasıl gider hikâyesi “Dünden Bugüne” kitabında. Yaz bitiminde ev geldiğinde ev tamirine gelen ustaların ücretini de Fevzi Okumuş’un getirdiği parayla verir annesi…
Üç evladı gurbete gidip de dönmeyen bir anne, yalnız kalmamak için Fevzi’yi okutmaz. Köyde, bir yıl sürecek terzi çıraklığına verir.
İlk okul bitmiştir. Artık hayat yolculuğu başlayacaktır. İzmir’de fırıncılık yapan köylüleri Celâl İnce’nin tavassutuyla fırıncı çıraklığı için İzmir’e gelir ve çalışmaya başlar. Hem anneye para gönderir hem de bankada para biriktirir.
Bir yıllık İzmir gurbetinden sonra kısa bir süre köyüne dönerse de bu sefer Ankara’da restoranlarda çalışır. 1960 ihtilâlinin ardından tekrar İzmir’e döner, lokanta ve restoranlarda çalışmaya başlar. 1964’te asker olur. Bitlis, Elazığ, Tatvan, Patnos derken Varto depremini de yaşar bu arada.
                       Bitlis’te şiir yazmaya başlar Okumuş: İlk şiiri Anne, ikincisi de Bitlis olur.
Askerlik sonrası tekrar İzmir’e döner ve çalışmaya başlar.
Ve.. Evlilik hikâyesi: Bir hemşeri ziyaretinde kendisine “Karşı komşunun bir kızı var. Çalışkan ve ev hanımı, biz onu sana uygun görüyoruz. Ne dersin?” derler. “Bir göreyim!” deyince: “Yarın biz bahçede otururuz. Sen de yoldan geçerken bize bakarsın; kızı görmüş olursun!..” Öyle de olur. Kızı görür. Kısa bir nişanlılık ardından da evlenirler.
 İşte bu!..
Hayat ırmağının akışı bu!..  Tam da “Nereden Nereye” adını verdiği:
“Kaderle anlaşmalı her nefes alışımız
Bu üç günlük dünyada kolay değil işimiz
Sen ki aydınlıklara uzanan engin yolsun
Benim de rafınızda küçük hatıram olsun”
Takdimiyle 2019’un 1 Mayısında imzalayarak bize de takdim ettiği kitabının adındaki gibi…
1975’te İzmir’de Ses Pastanesini açar Okumuş: 1986’da İzmir Şekerciler ve Pastacılar Odası Yönetim Kuruluna seçilir. 6 yıl 2. Başkan olur. Aynı dönemde Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Yönetim Kuruluna seçilir. Bir ara siyasette de yer alır.
Ve şiire olan merakı, ilgisi ve sevgisi onun Ses Pastanesini İzmirli şâirlerin buluşma mekânı yapar.  22 yıl önce KSŞ- Karşıyaka Sevgi Şâirleri Grubunun oluşumunda yer alır. Ücretsiz olarak, İzmir Karşıyaka Şâirleri ŞİİR ANTOLOJİSİ’ni yayınlar…  
2015’te  de Halim Akın Başkanlığında kurulan İZŞABED-İzmir Şâirler ve Bestekârlar Derneği’nin kuruluşunda yer alır. Şu anda benim de yönetiminde yer aldığım İZŞABED’in Denetleme Kurulu; Karşıyaka Sevgi Şâirleri Grubunun da yönetim ekibinde yer alarak şiire olan sevdasını ve katkısını sürdürmektedir Fevzi Okumuş…
Şiire olan bu sevdası ve katkısı karşılıksız kalmaz Okumuş’un: 2012 yılının 1. PELİN ALPAYIM Şiir ve İzmir Sevgisi Ödülü kendisine verilir…
İlk Okul mezunu olmasına rağmen iş dünyasındaki çalışkanlığının yanında müthiş bir de yazma duygusu, azmi ve çabası vardır Fevzi Okumuş’un. Son kitabı olan “DÜNDEN BUGÜNE” onun yayınlanmış 11. kitabıdır.
Kitabının önsözünü yazan emekli öğretmen İhsan BARAN onunla ilgili şunları yazar:
                        Fevzi Okumuş adı, “Miras değil alınteri!” veciz sözünün karşılığıdır. Bir taraftan dürüst bir şekilde hayatını kazanırken, böyle olmayanlarla mücadelesini eksik etmeyip bunları hayatının izlerine şiirleriyle nakşetmeyi ihmal etmeyen harbi ve şâir bir insan…  Şiirlerine sözüm: “Doğal kır çiçekleri” gayet güzel ve hoş kokulu…”


Fevzi Okumuş, yaşadıklarını yazar. Yaşamadıklarını yazmaz. Onun yazı ve şiirlerinde kurgu bulamazsınız. İlk okul mezunu olmanın getirdiği bir dil kültürüyle anlatmak istediklerini açık, anlaşılır ve doğrudan yazar. Onun için de şiirlerinde imge arayanlar bulamazlar. Psikolojik gösteri ve kelime oyunu arayanlar bulamazlar.
O MevlânânınYa göründüğün gibi ol; ya olduğun gibi görün!..” tavsiyesinin vücut bulmuş bir timsalidir.
Bu özelliğidir onu özel ve özgün kılan.
Ne mutlu bizlere ki Fevzi Okumuş’la aynı ortamları paylaşıyoruz. Onu kendi dilinden dinliyoruz. Örnek ve samimi kimliği ve hâliyle de çok seviyoruz. Yeni şiirler ve yeni kitaplarla sağlıklı, sevgi dolu bir ömür diliyoruz…

Son söz Fevzi OKUMUŞ’tan olsun:
VARMAYA GELDİM

Azimliyim ama hırslı değilim
Üç beş zeytin bir tek hurmaya geldim
Her yerde güzele ulaşmak için
Söz verip sözümde durmaya geldim

Dünya niye durur üç günlük rafta
Servetler uçuyor bir tek parafta
En kıymetli maden hangi tarafta
Bu soruyu size sormaya geldim

Gözler yavaşladı, tekliyor dilim
Ne olur bağışla Yüce vekilim
Yanımda ne yorgan ne de bir kilim
Artık son durağa varmaya geldim!
                      Fevzi OKUMUŞ


 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum