Şerif KUTLUDAĞ

Şerif KUTLUDAĞ

KARŞI/YAKA'DAN
[email protected]

23 NİSAN 1920 CUMA'DAN  23 NİSAN 2021 CUMA'YA

23 Nisan 2021 - 09:48

 23 Nisan 2021 den tam 101 yıl önceydi!..
Bugün olduğu gibi yine günlerden cuma, tarih 23 Nisan 1920 idi.
Mustafa Kemal meclisin özellikle cuma günü Hacı Bayram Veli Camiinde kılınacak cuma namazının ardından, cumanın feyzinden ve bereketinden istifade edilerek dualarla açılmasını istemişti.
İşte bu istek gereğince Ankara’da, ülkenin dört bir yanından 324 milletvekilinin davetli olmasına rağmen, çeşitli engeller sebebiyle ancak 115’inin katılımıyla, kılınan cuma namazının ardından Hacı Bayram Camiinden şimdiki Ulus Meydanında bulunan ilk meclis binasına kadar, heyecanlı bir kalabalığın duaları ve tekbirleriyle yürüyerek gelinir.
Yapılan ilk toplantıda parlamento geleneğine bağlı olarak Meclisin Açılış Toplantısının Başkanı Sinop Milletvekili Şerif Bey’dir.
Meclisin bu ilk toplantısında ilk açılış konuşmasında Şerif Bey şunları söyler:
 Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah'ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum.”
  Meclis-i Mebûsan üyelerinden oluşan  İlk mecliste  yer alan 324 milletvekili;  Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti üyeleri ile İstanbul’dan kaçan Meclis-i Mebûsan üyelerinden oluşmuştur.
İstanbul’dan kaçan dedim sebepsiz değil: Şöyle ki, 18 Mart 1915’te Çanakkale’den geçemeyen emperyalist devletler, Mondros Antlaşması’nın ardından, 13 Kasım 1918 ile 16 Mart 1920’de iki kez ellerini kollarını sallayarak İstanbul’u işgal ederler. İstanbul’daki İngiliz işgal güçleri, 18 Mart Çanakkale’deki hezimetlerine atıf yaparak bir öç alma duygusu içerisinde 18 Mart 1920 günü  Meclis-i Mebusan’ı basar ve Heyet-i Temsiliye milletvekillerini tutuklar sonra da sürgüne gönderirler. O baskından kurtulabilenler kurtuluşun artık Ankara merkezli olabileceğine inandıkları için Mustafa Kemal’in daveti üzerine Ankara’ya gelmişler ve BMM çalışmalarına katılmışlardır.
23 Nisanın hemen ertesi günü, 24 Nisan 1920 tarihinde TBMM’nin yaptığı 2. Toplantısında Mustafa Kemal Meclis Başkanı olarak seçilmiştir. Bu görevi Cumhuriyetimizin ilân edildiği 29 Ekim 1923’e kadar  da sürdürmüştür.
Atatürk’ün talebi ve üyelerin kabulüyle 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde yazılı olarak “Türkiye Büyük Millet Meclisi - TBMM” adı ilk kez kullanılırken; aynı zamanda kalıcılığı da sağlanmıştır. 
Günümüzden 101 yıl önce açılan bu meclisimizin ifade ettiği değerleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimizin çok iyi anlaması ve algılanması gerekmektedir. Bu Meclisin özelliklerinden ve gerçekleştirdiklerinden bir kaçı:
                       *İlk TBMM halkın içinden doğan tamamen milli bir meclistir.  Milletin işgaller kaşında gösterdiği doğal bir tepkidir. Mustafa Kemal ise bu oluşumun lideridir.
                     *İlk TBMM ile yurt genelinde işgallere karşı oluşan direnişler tek bir çatı altında toplanmıştır.
                     *İlk TBMM ile milletin iradesi ülke yönetiminde egemen kılınmış; Ulusal egemenlik gerçekleştirilmiştir.
  * I.İnönü,  II.İnönü,  Eskişehir-Kütahya Sakarya Meydan Muharebesi, 26 Ağustos 1922  Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Savaşları yönetilmiştir.
  *Kurtuluş Savaşı’ndaki bu savaşlar ilk TBMM tarafından yönetildiği için bu meclise “Gazi Meclis” de denilmiştir.
* Yeni Türk devleti’nin ilk kurumlarını kurması ve temel yasalarını kabul
etmiş olması nedeniyle İlk TBMM, bir “kurucu meclis”tir.
* İlk TBMM‘nin öncelikli amacı ülkeyi düşmandan temizlemektir. Bu amacı da zaferle sonuçlandırmıştır.
Şimdi 101 yıl önceden bugüne geliyoruz ve düşünüyoruz:
101 yıl içinde bütün yaşadıklarımızın temelinde ilk TBMM’nin Millî Mücadele’yi zaferle sonuçlandırması gerçeği vardır.
101 yıl sonra devletimiz bütün kurumlarıyla, milletimiz kendi kimliğiyle dünya devletler ve milletler ailesinin hür ve bağımsız onurlu bir üyesi ise temelinde ilk TBMM’nin Millî Mücadele’yi zaferle sonuçlandırması gerçeği vardır.
101 yıl sonra çocuklarımız dünya çocukları içinde çok özel duygular ve kimlikle Çocuk Bayramı yaşayabiliyorlarsa, Cumhurbaşkanının, bakanların, valilerin, kaymakamların koltuklarına oturup da çocuksu duygularla sevinçler sergileyebiliyorlarsa ilk TBMM’nin Millî Mücadele’yi zaferle sonuçlandırması gerçeği vardır.
101 yıl sonra bir mübarek Cuma gününün de içinde yer aldığı mübarek Ramazan ayını – pandemi kuralları çerçevesinde- özgürce yaşayabiliyorsak ilk TBMM’nin Millî Mücadele’yi zaferle sonuçlandırması gerçeği vardır.
Bu duygularla, canlarını tehlikeye de atarak,  23 Nisan 1920 Meclisinin çatısı altında toplanan bütün üyelerini başta Mustafa Kemal olmak üzere saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyoruz.
Şimdi ve bundan sonraki zamanlarda bu topraklar üzerinde yaşayan herkese düşen görev; TBMM’in ilk Başkanı, Millî Mücadele verilirken Kurtuluş Savaşımızın Baş Komutanı, Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün: Bu vatançocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır.” Sözünde işâret ettiği hedefe ulaşmak ve bu vatanı gelecek nesillere bir cennet güzelliğinde emanet etmektir.
Değerli okurlarım bu duygularla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı kutluyorum…
Sevgiyle…





              

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum