Öncelikle bir İzmirli olarak hükümetlerin yıllardır İzmir’e karşı “Gavur İzmir” algısı hiç bitmedi. İzmir hiçbir zaman hükümetin hizmetlerinden hak ettiği kaynağı alamadığı gibi yıllardır seçimlerde İzmirli olmayan ithal adaylar için kaldıraç görevi yaptı. Aday millet vekili İzmirli olmayınca İzmir’e ait değerlerin çiğnenmesi onlar için sanki hedef oldu. Son günlerin hazin senaryosu da bazı Belediye hizmet binalarının Vakıflar bünyesine alınması için başlayan gerginlik. Gerçekten mülk kimin tartışmasına girmeyeceğim. Bu konu hukuken tartışılmalı. Bu eski haliyle Şaraphane, DGM mahkemeleri gibi hatıralarda acıları ve ekşi üzüm kokusunu hatırlatan mekan İzmir Büyükşehir Belediyesinin finansal olanakları ve vizyonu ile çok fonksiyonel bir kimlik kazandı. Binlerce kişiye aş, iş, mesleki yetkinlik kazandırıldı.
Kentin tüm aktörlerinin katılımıyla İzmir’e özgü bir istihdam politikasının geliştirilmesine katkıda bulunmak, özellikle dezavantajlı grupları kapsayacak şekilde İzmir'deki işsiz nüfusun iş gücüne katılımını desteklemek, iş gücü yapısı ve sektörler bazında personel, eğitim, nitelik gibi ihtiyaçları belirlemek ve kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışarak kentin ekonomik, sosyal kalkınmasına, refahına katkı sağlamak hedeflenmiştir ve İŞKUR ile belediye arasında yapılan protokol ile İŞKUR Hizmet Noktası görevini de yerine getiren bu alan neden yok edilmek istenmektedir?
Kadın ve genç işsizler başta olmak üzere İzmir’deki tüm işsizler, Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri, Bilgi İletişim Teknolojileri, Giyim Eşyası, Sanayi, Turizm sektörleri başta olmak üzere İzmir’de bulunan çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren ve ara eleman ihtiyacı bulunan işletmeler, Belli bir alanda çalışan ancak alanında nitelik kazanmak veya niteliklerini artırmak isteyen aktif işgücünde yer alan kişiler, Üniversite ve liselerin teknik bölümlerinde okuyan öğrenciler buradaki eğitimlerden yararlanabilirken neden buna balyoz vurulmaya çalışılmaktadır?
İzmir Türkiye Cumhuriyeti’ nin vazgeçilmez bir toprak parçası değil midir?
Bu bina amacı dışında yanlış işlerde mi kullanılmaktadır?
Birileri bu binayı Türkiye Cumhuriyeti topraklarının dışına taşımaya niyetlendi de Hükümet vakıf koruması altına almaya çalışıyor?
Vakıflar burada daha verimli ne iş yapacaktır?
Duyumlara göre kütüphane yapacaklarmış! İzmir’de milli kütüphane vardır. Ayrıca bu devirde kimse elle tutulan kitap ve dergilere benim çağdaşlarım gibi bağımlı değil. Dijital dönüşüm çağında eski usul bir kütüphane hiç fonksiyonel olmayacağı gibi bunu 5 milyon İzmirlinin yararlanacağı atıl bir yatırım yerine 81 milyonun kullanabileceği Ankara merkezli milyonlarca eserin sığabileceği dijital kütüphane kurulsa en faydalı iş yapılmış olur. Herkes telefonundan, tabletinden, bilgisayarından istediği kitabı, akademik kaynağı kullanır. Okullar eğitimlerini buradan yapabilir. Günümüzde 5 G hızını tanıtmak için şirketler milyonlarca USD tutarında paraları savururken, işlerin 1980 kafasıyla planlanıyor olması çağdaşlıkla bağdaşır mı? Bu fikir gerçekçi değil, İzmirli bu konuda çok hassas. Hükümet mutlaka bu konuda mantıklı uzlaşı ortamını yaratmak için çaba sarf etmeli. Penceremden baktığımda bu kararın siyasi bir sıkıştırma olduğunu düşünüyorum. Kırarak, bozarak gönüller kazanılmaz. Hak yolunda yürüdüğünü söyleyeneler Hak’ça işler yapmalı ki vatandaşın sevgisini kazansın. Adalet yoksa dirlik olmaz. Dirlik yoksa vatan olmaz.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: