İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

FERASETLE BAKMAK YANDAŞLIKSA, EVET YANDAŞIM!

20 Eylül 2021 - 09:48


       Son zamanlarda yazdığımız yazılardan ve eski dostlarımızla bir araya geldiğimizde yaptığımız konuşmalardan dolayı bizi, CUMHUR ittifakına yandaş olmakla suçluyorlarmış. Öncelikle şunu net bir şekilde ifade edeyim. AZİZ milletimizin hayrına olduğuna inandığım her işin, bugüne kadar yanında olduğum gibi bundan sonra da olmaya devam edeceğim. Şimdi sizlere niye CUMHUR ittifakının yanında olduğumu kalemim ölçüsünde izah etmeye çalışacağım. 
       Daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi 1980 darbesi öncesinde İzmir Ülkü ocaklarında başlayan siyasi hayatım, ihtilal sonrasında konulan siyasi yasaklar nedeniyle, MÇP olarak kurulan partinin Kemalpaşa’da ki kurucu ilçe başkanı olarak devam etti. Sonrasında rahmetli büyüğüm Muhsin YAZICIOĞLU’nun partiden ayrılmasıyla inandığım ideallerin temsil noktasının BBP olduğunu düşünerek, şehit genel başkanımla birlikte MHP’den ayrıldım. Bugüne kadar da siyaseti bu idealler doğrultusunda yapmaya gayret ettim. Rahmetli genel başkanımın şehit edilmesi sonrasında yaşanan bir dizi olay sonucunda vatanın ve milletin selametinin CUMHUR ittifakında olduğunu görerek, diğer tarafta oluşan şer ittifakına karşı bizim mahallede kalmayı tercih ettim. İşte yandaşlığımın görüntüde ki izahı bu. Gelelim, vatan ve millet sevdası olan herkeste olduğu gibi, bizim de CUMHUR ittifakına destek vermemizin asıl sebeplerine. Önce niye burada olduğumuzu değilde, niye karlı tarafta olmadığımızı izah edeyim. 
       Muhalefet bloğunda oluşan yapının taraflarını ana hatlarıyla ele almaya çalışalım. Önce ana muhalefet olan CHP’den başlayalım. İnönü döneminde dünyanın gelmiş geçmiş en zalim diktatörlüklerinden biri olan, AZİZ Türk milletini açlığa ve sefalete mahkum eden, polis ve jandarma zoruyla kadınlarımızın çarşaflarını yırtıp, Kuranı Kerim’in okunmasını ve öğretilmesini yasaklayan, ezanın ve Kur’anı Kerim’in Türkçe okunması için kanun çıkarıp, uygulamaya koyan, bunun neticesinde müslümanların camiye gitmesini engelleyen, Bülent Ecevit döneminde milleti, kıtlık ve kuyruklara mahkum eden, en tabii ihtiyaç maddelerinden olan yağ, tüp, mazot ve sigarayı dahi karaborsaya düşüren, CHP’nin devamı olan SHP döneminde PKK’lı teröristleri ilk defa meclise sokup milletvekili olmalarını sağlayan, sonraki Ecevit hükümetleri zamanında ekonomiyi perişan edip, ülkeyi, memurların maaşını dahi ödemeyecek duruma getiren ve M.Kemal ATATÜRK dönemini çıkarırsanız millete hizmet noktasında elle tutulur hiçbir şey yapmayan CHP, Kemal KILIÇDAROĞLU başa geldikten sonra şirazesini tamamen kaybetmiştir. PKK eşkiyalarına her fırsatta arka çıkan, FETÖ, PKK ve DHKP/C terör örgütlerini bir kez olsun kınayamayan, hatta PKK’nın Suriye kolu olan PYD için açıkça arkadaşlar diyen KILIÇDAROĞLU ve saz arkadaşları geçmişten gelen din ve dini hassasiyeti olan insanlara karşı düşmanlıklarını da her fırsatta ortaya koymaya devam ediyorlar. 
       Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a alternatif olabileceği düşünülerek FETÖ tarafından parlatılıp siyaset arenasına konulan Meral AKŞENER, kendisini içişleri bakanı yapan FETÖ elebaşı ile olan ilişkisini bir kere olsun inkar edemediği gibi, FETÖ üyeleri hakkında yaptığı açıklamalarla, 15 Temmuz darbe girişiminde sokaklara dökülen milletimizin aklı ve ferasetiyle alay eder oldu. 
       Karşı mahallenin gizli ortağı HDP konusunda herhangi bir şey yazmaya bile lüzum görmüyorum. Dağlarda askerimizle, polisimizle savaşan ve niyet ve maksatları ülkemizi bölüp parçalamak olan terör örgütünün, bir türlü içimize sindiremediğimiz yasal temsilcileri hakkında söylenecek bir şey kaldığını sanmıyorum. HDP ve dolayısıyla PKK’nın destek verdiğine destek veren herkesin vatana gizli veya açık ihanet ettiğine inanıyorum. Aksini iddia eden varsa, bu konuyu her platformda tartışmaya hazırım. 
       Buraya kadar yazdıklarımdan yola çıkarsak ki konuyu çok yüzeysel ele aldım. Bu kadarı bile, bütün çarpanları vatan, millet düşmanlarından oluşan ZİLLET ittifakına karşı, terörü bitme noktasına getiren, dünyayı sarsan salgına rağmen, ekonomiyi ayakta tutmayı başaran, her türlü kirli oyun karşısında, Ortadoğu’da, Akdeniz’de, Afrika’da ve dünyanın diğer bölgelerinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin Ali menfaatlerini güçlü bir şekilde muhafaza eden, savunma sanayiinde yaptığı atılımlarla ülkemizi, dünyanın süper gücü devletlerle yarışır duruma getiren CUMHUR ittifakı hükümetini desteklemeyi ülkemiz açısından bir mecburiyet olarak görüyoruz. 
       Dinimizle, milletimizle, mukaddesatımızla kavgalı olup, terör örgütleri ile beraber hareket edenlere destek verenleri de bir kere daha feraset ve aklıselime davet ediyoruz. 
        Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum