Dr. Gökçe Zeynep GÜZEY Ruhsatî hakkındaki konuşmasında şunları söyledi:
Sivas’ın Kangal ilçesinin Deliktaş köyünde 1835’te doğdu, 1911’de de öldü.
Asıl adının Mustafa olduğu, “Mustafa’dır öz adım / Mahlasım Ruhsat koydum” mısralarından anlaşılmaktadır.
On iki yaşındayken hem annesini hem babasını kaybettiğini belirten Ruhsatî dört evlilik yaptığını ve bu evliliklerden yirmi üç çocuğunun olduğunu söyler.
Ömrü boyunca hanımlarının ve çocuklarının ölümünden dolayı büyük acılar çekmiş, hep geçim sıkıntısı içinde yaşamış, Deliktaş’ta azablık, çobanlık, amelelik, yarıcılık, su bekçiliği ve duvarcılık yaparak geçimini sağlamaya çalışmıştır. Ömrünün sonuna doğru köyünde imamlık görevinde bulunduğu söylenmektedir.
Şiirlerinde “Ruhsat, Ruhsat Baba, Âşık Ruhsat” mahlasları yanında en çok “Ruhsatî” mahlasını kullanan şaire bu mahlası Sivas’ın Karabaşı köyünden Şeyh İbrâhim Efendi vermiştir.
İrticâlen güzel şiirler söyleyen, ancak saz çalamayan şair Ruhsatî’nin bazı saz şairleri gibi hem hece hem aruz ölçüsüyle şiirleri varsa da onun şairlik gücünü yansıtan şiirleri hece vezniyledir. 500’e yakın şiirinin yarıdan fazlası koşmadır.
Dilinin sade olması, aşk, ölüm, gurbet, yoksulluk, zamandan şikâyet, din, tabiat gibi konuları etkili biçimde dile getirmesi Ruhsatî’nin önemli özellikleridir.
M. Fuad Köprülü onun Bektaşî olduğunu söylerken Prof. Dr. Doğan Kaya şiirlerinden hareketle Nakşibendî olduğunu ortaya koymuştur
Mezarı köyü olan Deliktaş’ta kendisinden önce ölen oğlu Âşık Minhâcî’nin yanındadır. Mezar taşında çu dörtlük yer almaktadır:
“Ruhsatî Azrâil gezer kastıma
Hakkım helâl olsun eşim dostuma
Bir belli taş dikin başım üstüne
Bir gün devir döner belirsiz olur”
Ümit YILDIRIM’ın çalıp sçylediği RUHSATÎ’nin şiiriyle sonunda katılımcılarla güne dair hatıra fotoğrafı çekimiyle noktalandı anma programı.
DAHA SENDEN GAYRİ ÂŞIK MI YOKTUR?
Daha senden gayri âşık mı yoktur?
Nedir bu telâşın ey deli gönül!
Hele bir düşünsen fani dünyayı,
Neler geldi, geçti say deli gönül.
Baktım iki kişi mezar eşiyor,
Gam, kasavet dalgalanıp aşıyor,
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor.
Topraklar başına; vay deli gönül.
Mevlâm kanat vermiş uçamıyorsun,
Bu nefsin elinden uçamıyorsun.
Neden bu dünyadan geçemiyorsun.
Di gönül rüyaya doy deli gönül.
Bir gün bindirirler ölüm atına,
Yarın iletirler Hakkın katına,
Topraklar susamış adam etine.
Hep ağzını açmış hey deli gönül
Gel Ruhsat, faniden ümidini üz,
İnanmazsan bak kitaba yüze yüz.
Hanen mezeristan, malın bir top bez.
Daha doymadın mı doy deli gönül.
Âşık Ruhsatî
Yorumlar
Kalan Karakter: