İZMİR KENT HABER/ İlayda ERDOĞAN- AK Parti İzmir Milletvekili ve Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda 2025 yılına ilişkin değerlendirme toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantıya AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca da katıldı. Toplantıda 2025 yılında İzmir’e yönelik çalışmalardan bahseden Kasapoğlu, “2025 partimiz açısından ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de başarılı bir yıl oldu. Açıklanan resmi rakamlara göre 11 buçuk milyon üyenin üzerine çıktı AK Parti. Pek çok partiyi toplayınca bunun yarısı bile etmiyor. En yakın rakibe 9,6 milyon fark, bu dillere destan bir farktır. Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve arkadaşların azmiyle yazılan bir destan. İzmir’de Türkiye genelinde üye artırmada üçüncü sırada. Bunun için de il ve ilçe yönetimlerine, teşkilat mensubu arkadaşlara teşekkür ediyorum. BU arkadaşların inancı ve özverisi bir adanmışlığın sonucu. Bu hizmet bayrağını daha yukarıda dalgalandırma adına inanıyoruz ki teşkilatın öncülüğünde yeni ufuklara yelken açacağız. Ben bu vesileyle geride bıraktığımız yılda yeni bir sayfa açan destan yazan arılar gibi çalışan değerli teşkilatımızı ve Başkanımızı tebrik ediyorum” dedi.
Kasapoğlu: Bu şehre karşı hepimizin görevleri var
Açıklamalarında Kasapoğlu, İzmir'in sorunlarını ele aldı. İzmir için yatırım planlamalarından bahseden Kasapoğlu şu ifadeleri kullandı:
“İzmir bir dünya şehri. Dünyanın sıradan şehirlerinden biri değil. Bulunduğu konum ve tabii ki hakikaten çok kucaklayıcı bir şehir olması itibariyle de çok özel bir şehirdir. Kardeşliği sembolize eden bir şehir. Ayrıca üreten, ihracatçı olma noktasında, sanayisiyle, tarımıyla öncü bir şehir. Ören şehri İzmir, çok kıymetli üniversiteleri var. Gençleri bir araya getiren bir gençlik şehri. Turizm şehri, cennet köşeler var bu şehirde. Doğasıyla çok özel bir emanet bu şehir bize. Tabii fuar şehri İzmir. Sadece üreten değil ürettiğini ihaleye getiren bir buluşma şehri. İzmir bir spor şehri, birbirinden güçlü marka kulüpleri var. Bu şehre karşı hepimizin görevleri var. Bu noktada da bunların muhasebesini yapmamız lazım. Bu muhasebede elbette en şeffaf şekilde vakit kaybı olmadan yağmak lazım. Çünkü boşa harcayacak bir saniyesi dahi yok bu şehrin. Bu şehrin insanı daha yüksek standartta bir ulaşım ve şehircilik anlamında, aha ulaşılabilir bir trafiği hak ediyor. Sosyal belediyecilik anlamında çok üst hakları hak ediyor. O yüzden bu şehre dair 2025’te nasıl gayret gösterdiysek bundan sonraki süreçte de hayallerimiz ve bu şehrin insanları adına daha çok gayret göstereceğiz. Boş geçirecek bir saniyemiz dahi yok. Bu şehrin meselelerini günlük siyasetin şartları içerisinde eritmemek gerekiyor. Çünkü bu şehir lokomotif bir şehir. Bu şehrin yerel yönetim zafiyetleri, vizyon eksikliği, plan eksikliği yüzünden yönetilememe sorunu var. O yüzden bu fotoğrafı siz her gün görüyorsunuz, hatta tüm İzmir bunu yaşıyor. Ama bunun öncesinde İzmir’in her alanında çok büyük adımlarımız var hükümet olarak. Bu adımları nasıl 2025’te somut bir şekilde ortaya koyduysak 2026’da da yine aynı kararlılıkla yapıcı bir anlayışla ortaya koyacağız. Eleştiri siyasetin gereği ancak asıl olan bunu yapıcılığı, vatandaşa katkısı. Bugüne kadar bu şehre dair ne gerekiyorsa onu yaptık. Bundan sonra da bu adımları büyütmeye devam edeceğiz. Önceki süreçlerde spor ve gençlik haftasında başlattığımız ve devam eden çalışmalarla ilgili bir parantez açacağım. Çünkü bu şehrin pozitif gündeme çok ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Bu kadar devam eden ve biten bir proje dosyası var elimde. Bu anlamda bu çalışmayı bitirince de spor gündemine dair ayrı bir buluşma yapacağız.
Tüm şehri kapsayan bir yatırım var
Kasapoğlu, İzmir spor alanı için atılan adımlardan bahsetti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka Stadı'na yönelik taleplerini yerine getirdiklerini ifade etti. Kasapoğlu, şunları kaydetti:
“Pek çok projemizi tamamladık. Halkapınar yüzme havuzumuzu bitirdik, belki de oradan başlarız bu basın buluşmasına. Türkiye’nin en modern havuzu, bir benzerini de Alsancak’ta inşa havuzu. İzmir’in ilk kapalı polemik havuzunu tamamladık. Bunların içinde yüzde 80’ini tamamlanan havuzlar, yüzde 20’si devam eden havuzlar var. Tüm şehri kapsayan bir yatırım var. Burada maalesef yerel yönetimlerden bize yer göstermeleri konusunda destek talep ettik. Bazıları bu konuda yardımcı oldular teşekkür ediyorum. Bazılarından da aynı desteği bekliyorum. Diğer yanıyla İzmir’in yurt konusu, yurt olarak İzmir’de daha önce 16 bin yurt kapasitesi varken şimdi kapasite 46 bine yükseldi. Bu kapasite tüm başvuruları karşılıyor. İhtiyacı yüzde yüz karşılayan bir altyapı var artık. Tabii artık her ilçede gençlik merkezimiz var. Bu pozitif gündem bizler için çok kıymetli. Bu ülkenin sporuna gençliğine yapılan yatırımlar, sadece vaat değil somut sonuçlarla birlikte sizlerin karşısında olmak bizler için bir gurur. Karşıyaka stadıyla ilgili Büyükşehir’in bir talebi olmuştu onu da yerine getirdik. Kendilerine bu çerçevede talepleri olan tahsisi de gerçekleştirdik. Onunla ilgili süreç de sanıyorum ki Büyükşehir tarafından hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bu şehir potansiyeli olan bir şehir. Bu noktada hükümetin bakanlıkları ve kurumları başta olmak üzere bugüne kadar tüm İzmir milletvekilleri ve teşkilat olarak İzmir’in yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yerel yönetimlerden de bu çerçevede daha somut daha planlı ve vatandaşımızın derdine derman olacak yaklaşımlar beklediğimizi ifade etmek istiyorum.”
60 milyardan fazla yatırımımız var
Kasapoğlu, İzmir’de su krizi yarasına da parmak bastı. Hükümetin İzmir’de su krizini giderebilmek için yaptığı çalışmalardan bahsetti, yine yerel yönetimi hedef aldı. Konuşmasında şunlara yer verdi:
“Su demek hayat demek. Asla siyasetin malzemesi olacak bir konu değil. Ama bunun için herkesin görevini yapması lazım. Bu noktada bu şehre tam 36 baraj inşa ettik, 10 gölet, 5 tesisimiz var. 60 milyardan fazla yatırımımız var. Tabii yerel yönetimlerin bu konudaki sorumlulukları maalesef bu konuyu bu noktaya getiriyor. Kesintilerle vatandaşımızı susuzluğa mahkum eden bir süreçle karşı karşıya kaldık. Su konusu dünden bugüne çözülecek bir sorun değil, vizyon sorunu. İstanbul İzmir’den çok daha büyük olmasına rağmen çok büyük bir susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya değil. İstanbul’da bu anlamda yerel yönetimin 94 yılında, Cumhurbaşkanımızın belediye başkanı olduğu yılda başlatılan bir yöntem var. O gün Cumhurbaşkanımızın belediye başkanı olarak attığı adımlar uzun vadeyi öngören, vizyonlu adımlar sayesinde İstanbul çok daha iyi durumda. 30 yıl öncesinden bahsediyorum. Bu şehrin bu sorunu var, yönetimin böyle eksikleri var ama bu yönetim anlayışının, CHP’nin yönetim anlayışı bu şehri susuzluğa mahkum etme konusunda en büyük yanlışlarından biri. Bugün de baktığımızda bu süreci pozitife çevirecek bir yaklaşım göremiyoruz. İzmir’in 3 bardak suyundan biri barajdan çıktığında kayboluyor. Bu da bir tahtalı barajının her yıl heba olması demek. Ki tahtalı barajı 0.17’ye kadar düştü. Yağışlara rağmen de şu an 2,55’te. Bu işler söylemle, ideolojik birtakım kisvelerle yapılacak işler değil. Bu işler vatandaşın derdiyle, doğru ekiple yola çıkıp fedakarlık yapan her yaklaşıma kucak açan bir yönetim anlayışının çözeceği şeydir. Bu millete layık olan yönetim anlayışı budur.”
Çöpünü toplayamayan ilçeler görüyoruz
İzmir’de çöp sorununu da dile getiren Kasapoğlu;
“Atık yönetiminde maalesef çöpünü toplayamayan ilçelerde durumu görüyoruz. Topladığı çöpü dökecek yer bulamayan bir yaklaşım. Çok üzücü yaşadığımız çağda, ülkenin geldiği nokta itibariyle bir yerel yönetimin icraat anlayışı olmayarak toplayamayan, topladığını dökemeye bir yaklaşım. Çevreci bir vizyon gerekirken en temel durumu bile çözemeyen bir yerle yönetim. Tabii bunu da ünden bugüne çözemezsiniz. Öyle bir atık yatırımının en az 2 – 2 buçuk yıllık bir süreci var. Kesintisiz bir operasyon kabiliyetiyle bu planın yürütülmesi lazım. Ama maalesef bahane üreten bir belediyecilik anlayışı var. Mazeretlerle vatandaşın karşısına çıkmaktan rahatsız olmayan bir yönetim var” dedi.
Engelleyen ve bunu da farkı şekilde ortaya koymaya çalışan bir anlayış
Kasapoğlu, hem İzmir'in deprem riskine karşı atılan adımlardan hemde, İZBETON’a yönelik kooperatif davasını da hatırlattı. Kentsel dönüşüm için yeni adımlar atılacağını açıkladı.
“Bu şehir deprem riski olan bir şehir. Yapı stoğu olarak riskleri de görüyoruz. Hükümet olarak bu noktada çok büyük adımlar attık. 30 binden fazla konutu vatandaşa teslim ettik. 20 bin konut daha yapılacak. Ancak burada maalesef vatandaşın verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen, bu işi eline yüzüne bulaştıran bir zihniyet, kooperatif çalışmasını hepiniz biliyorsunuz. Bu noktada biz gerek ilçelerden gerek Büyükşehir’den yer ürettiklerinde yine konut noktasında, kentsel dönüm noktasında yeni adımlar atacağımızı söylüyoruz. Bu anlamda yerel yönetimlerin açtığı davaları da herkes biliyor. Dedik ya yapıcı olmak lazım diye, burada da ne yazık ki engelleyen ve bunu da farkı şekilde ortaya koymaya çalışan bir anlayış. Umuyoruz ki 2026’da daha yapıcı bir durum ortaya konsun” ifadelerine yer verdi.
İzmir’in yaşayacağını hayal bile edemiyorum
İzmir’deki ulaşım yetersizliğiyle ilgili konuşan Kasapoğlu:
“Bu şehrin ulaşımıyla ilgili ortaya bir ulaşım master planı bile konmuş değil. Çevre yolu ve konak tüneli olmasa bizim yaptığımız, İzmir’in yaşayacağını hayal bile edemiyorum. Bu noktada da hem kavşak çalışmaları, hızlı dokunuşla çözülebilecek işler var. Buralarda da çok ama çok ciddi bir yetersizlik görüyoruz” açıklamasında bulundu.
.
Bu vatandaşı kirliliğe kokuya mahkum eden bir yönetim anlayışı
Açıklamasında en son İzmir Körfezi sorununa da yer veren Kasapoğlu, İzmir Körfezi için de yeni adımlar için en ciddi katkının verileceğini duyurdu. Konuşmasını şu şekilde sonlandırdı:
“Tabii İzmir Körfezi yine bambaşka bir sorun. Mazeret belediyeciliği çerçevesinde sürekli suçlayarak adeta bu vatandaşı kirliliğe kokuya mahkum eden bir yönetim anlayışını ortaya koydu. Bu çerçevede de hükümet olarak adımlar attık. Yenilerini atmaya da her zaman arkadaşlarımıza ilettik. Bundan sonra da 2026 yılında da inanıyorum ki onların bu noktadaki adımları İzmir’imize, hemşerilerimizin sıkıntılarına derman olsun. Biz de yapılan çalışmalara en ciddi katkıyı vermeye hazırız.”

Yorumlar
Kalan Karakter: