İZMİR ÇOCUK FUTBOLU FESTİVALİ VE UNUTTUKLARIMIZ
OZAN ÖZERDEM

OZAN ÖZERDEM

İZMİR ÇOCUK FUTBOLU FESTİVALİ VE UNUTTUKLARIMIZ

09 Eylül 2019 - 16:06

Uzun zaman olmuş böyle keyifli maçlar izlemeyeli. Toprak sahada cıvıl cıvıl çocuk sesleri içinde.
Sanki bir zaman tünelinden geçmiş 80’li – 90’lı yıllara geri dönmüş gibi hissettim kendimi. Teknoloji dediğimiz, gelişmişlik dediğimiz şeyler meğer ne çok şeyi alıp götürmüş bizden. Toza toprağa bulanmış çocuk yüzleri içinde gördüm adeta kaybettiğimiz tüm güzellikleri.

Şimdi bu satırları okuyan sizlerde bir an çocukluğunuza öykündünüz belki de.
2109 yılının sonuna geldiğimiz bu günlerde bu güzellikleri görmek gerçekten çok mutlu etti beni.
Efendim dün finali oynan ‘’İzmir Çocuk Futbolu Festivali’’ bahse konu olan mevzu.
 


Peki nasıl başlamıştı ve neydi hikayesi;
Yıl 2001 , o zamanlar federasyonun UEFA kriterleri söz konusu değil henüz altyapılarda.
Sadece minik, yıldız, B genç ve A genç ligleri düzenleniyor. Lig dediğime bakmayın yılda üç beş maç ya oynanır ya da oynanmaz. Maksat var mı?! Var mevzusu.

İşte yine böyle bir sezondayız. Çamdibispor kulübü altyapısı sorumlusu olarak göreve yeni başlamış , yokluklar içinde güzel şeyler yapmaya çalışan bir kardeşinizdim. Minikler ligini 3-5 maçla geçiştirmişti yine federasyon. Kulüp yönetimimizle birlikte alternatif çözüm olarak bir minik takım turnuvası düzenleme kararı almıştık.

Hiç unutmam dün gibi aklımdadır, bu proje kapsamında Altınırmak spor kulübü ile bir hazırlık maçımız vardı. Sevgili Hilmi Bayer hocam ile bu konuyu konuşurken Altınırmak spor kulübünde futbol oynayan ama yaş itibariyle küçük olduğundan minik takım kadrosunda yer bulmakta zorlanan sevgili Onur Bayraktar kardeşimiz yanımıza gelip ‘’ Hocam hep 88 grubuna turnuva yapıyorsunuz. Biz 89 doğumluyuz onlar bizden büyük biz onların arasında oynayamıyoruz. Neden bize de bir turnuva yapmıyorsunuz. Onlar ligde de oynadı.’’ Diye sitem etmişti. İşte o gün karar verilmişti bu turnuvaya.

Hemen çalışmalara başlamıştık. Proje belliydi. Her yıl bir sonraki yılın minik takımlarının maçlara çıkabileceği bir turnuva organize edecek ve bunu geleneksel hale getirecektik. Üstelik adını da hemen bulmuştuk ‘’MİNİK KRAMPONLAR FUTBOL TURNUVASI’’
Dile kolay tam 18 yıl geçmiş aradan. Bu koca 18 yılda Minik Krampon’larda ilk defa yarı resmi müsabakasına çıkan pek çok sporcu kardeşimiz Türk futboluna kazandırıldı.



Bu isimler unutulursa büyük vefasızlık olur:
Birde bu turnuvaya çok fazla katkı sunan ve adını anmadan geçersem büyük vefasızlık ederim diyeceğim insanlar var.

İşte O emektar insanlar:
Başta mekanı cennet olsun sevgili Şakir Kuruş hocamız,
O dönemlerde ki ÇamdibisporYönetimi;  Şefik Yılmaz, Özdem Sezer, Erol Yayla, İsmail Karaaslan, Ahmet Durak (Aco)

Yine teknik kadroda yer alan hocalarımız; Mehmet Hastürk, Serhat Galimane, Soner Erdurmuş, sevgili Gani Hocamız, ben ve sahamızın ve bizlerin her türlü kahrını çeken sevgili Sami abimiz.
Ve yine bizde görev yapmamasına rağmen bu tarz organizasyonlarda hep yanımızda olan ve çok büyük katkılar sunan Hilmi Bayer (Altınırmak) hocamız.

Tebrik ediyorum;
Evet işte böyle başladı bu güzel organizasyon. Ve şimdilerde yeni kuşak genç arkadaşlarımız bu görevi başarıyla üstlenip hatta birkaç basamak üste taşıyıp artık her yıl İzmir’de ses getiren bir festivale dönüştürmüşler. Bu başarısından dolayı sevgili öğrencim ve Çamdibispor’umuzun altyapısının adeta belkemiği olan sevgili Kaan Yılmaz hocamı ve ekip arkadaşlarını cani gönülden tebrik ediyorum.



Gerçekten çok zor bir işin üstesinden geliyorlar. Bu yıl 44 takım bin’e  yakın sporcu katıldı. Fikstüründen tutun saha çizimine, takım karşılamasından tutun hakemine, suyundan, meyvesuyuna, seyircisine, güvenliğine kadar her şeyiyle ilgilendiler. Ve üstelik ceplerine beş kuruş para koymadan yaptılar. Bence en büyük alkışı onlar hakkediyorlar.



Bir de Bornova belediye başkanımız sayın Dr. Mustafa İDUĞ, Altınordu F.K’nın çok değerli başkanı sayın Seyit Mehmet ÖZKAN ile Çamdibispor’umuzun çiçeği burnunda başkanı sevgili Eray BÜYÜK’ü alkışlamak gerekiyor. Bu festivalede ihtiyaç olan her türlü katkıda bulundular. Hiçbir şeyden kaçınmadılar.



Evet geçmişten geleceğe bir yolculuktu yüzü gözü toz içinde baktığımız çocuğun, önemli olan ne gördüğümüz değildi, ne hissettiğimizdi.


 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum