İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

SEBEP BELLİ AMA ÇARE BULMAK LAZIM.

19 Kasım 2021 - 16:09

 Türk devleti cumhuriyet tarihi boyunca hiç olmadığı kadar Batılıların kuşatması altında. Zira Batı, kendi kontrolünden çakmaya gayret eden hiç kimseye müsamaha göstermiyor. Hele de konu dört yüz yıl boyunca sırtında at koşturan müslüman Türkler olunca tarihi korkularının ortaya çıkması ve kabuğumuzu kırmamıza engel olmaya çalışacakları inkar edilemez bir gerçek. Haddizatında, tarih boyunca bizi kontrol altında tutarak, bütün Ortadoğu’yu kontrol edeceklerini bildikleri için, hep o planın peşinden gittiklerini biliyoruz. 
      Tarihimizde yaşadığımız ihtilallerin, ambargoların ve para üzerinden oynanan oyunların yegane sebebi Batı emperyalizminin bizi kontrol altında tutma gayretidir. Dünyada ilk enflasyon parası olan “ASENYA” Galata bankerleri olarak bildiğimiz yahudiler tarafından icat edilmiş ve Osmanlı’nın Batıya bağımlı hale gelmesinin en önemli sebebi olmuştur. Osmanlı’nın yıkılma sebebi para olduğu gibi, Cumhuriyet Türkiye’sini ortadan kaldırmak veya en azından zayıf bir halde tutmak için kullandıkları en kuvvetli silahları yine paradır. 
      Terör örgütleri ve satın aldıkları işbirlikçileri vasıtasıyla başaramadıklarını para üzerinden yaptıkları baskı ve manipülasyonlarla ülkemizi kıskaca alarak yapmayı deniyorlar. Meselenin ne olduğunun ve taşın nereden geldiğinin millet olarak farkında olsak da, ekonomik olarak zorluk yaşayan insanlardan, her şeyi sineye çekip eyvallah demesini beklemek çok gerçekçi bir durum olmayacaktır. Tamam vatanımız baş tacımızdır. Devletimiz ve milletimiz için her türlü fedakarlığa katlanmak, bu AZİZe toprakları bize emanet eden ecdadımıza karşı en büyük vazifemizdir. Ancak ailesinin geçimini sağlamakta zorluk çeken, kirasını ödeyemeyen, kısaca hayat pahalılığı sebebiyle, kazancı giderlerini karşılayamayan insanlardan hala fedakarlık beklemek de doğru bir yol değildir. 
       İktidarların vazifesi, vatandaşlarının asgari yaşam şartlarını sağlamak, devletin imkanları ölçüsünde maddi ve manevi açıdan milletin ihtiyaçlarını karşılamak ve vatandaşlarının emniyet ve güven içinde yaşamasını temin etmektir. Emniyet ve güven açısından son yüzyılın en rahat dönemini yaşıyoruz. Terörle mücadelede geldiğimiz nokta iç güvenliğimiz açısından, Savunma sanayiinde devletimizin attığı adımlar da milli güvenliğimiz yönünden geçmişe göre çok daha iyi bir yerde olduğumuz ortadadır. Ancak aynı şeyi ülkemizin ekonomisi için söylememiz mümkün değildir. Her ne kadar ihracat rakamları rekor kırıyor olsa da, COVİD 19 salgınına rağmen büyüme rakamları pozitif görünse de, halkımızın büyük ekseriyeti hayat pahalılığı sebebiyle büyük sıkıntı içindedir. Son aylarda ABD doları ve altın fiyatlarında yaşanan aşırı yükseliş, bütün piyasayı etkilemekte, dar gelirli insanımızın iyice sıkıntıya düşmesine sebep olmaktadır. 
      Kaldı ki sermaye sahipleri açısından da durum çok iç açıcı değildir. Üretim ve istihdama büyük katkı veren fabrika ve işletme sahiplerinin üretim yerine daha çok kazandıracağı düşüncesiyle dolar ve altın gibi yatırım araçlarını tercih etmeleri, ileride ki günler açısından daha büyük krizlere sebep olacaktır. Hayat pahalılığı ilk etapta vatandaşın mutfağına etki etsede, ileride ki zamanlarda bütün piyasayı etkisi alacağı muhakkaktır. Bir kg inşaat demirinin 10 TL olması sadece müteahhidi etkilemeyeceği, bundan asıl etkilenecek olanın yine bütün halkımız olacağı ortadadır. 
      Biz vatandaş olarak, devletimizin ilerleyişine engel olmak isteyen Batı emperyalizmine karşı devletimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Zira böyle bir ortamda hükümeti, dolayısıyla devleti, zor durumda bırakacak davranışlar içine girmek vatanseverlik değildir ancak, devletimizin de bir an önce ekonomik olarak yaşadığımız sıkıntıları çözme yolunda gerekli tedbirleri almasını bekliyoruz. 
      Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum