İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

RUS ÇARI 1.Vladimir PUTİN

04 Mart 2022 - 09:56



      Osmanlı tarihinin son üçyüz yılına baktığınızda, yaptığımız savaşların çoğunun Rusya ile olduğunu görürsünüz. 1677 yılından 1918 yılına kadar geçen 241 yılın 57 senesini Rusya ile savaşarak geçirmişiz. Defalarca yenildiği halde yapılan barış antlaşmalarına uymayan, her defasında başka bir milletle birlik olup, İmparatorluk topraklarında kargaşa çıkmasını temin eden Rusya’nın bizim topraklarımız üzerinde ki hakimiyet arzusu hiç eksilmeden devam etmektedir. 
      Esasen Rusya’nın yayılmacılığı sadece bizim topraklarımızla sınırlı değildir. Çarlık döneminde özellikle sıcak denizlere inme hevesiyle Osmanlı topraklarını işgal girişimleri, Sovyetler Birliği döneminde, doğuda Türkistan bölgesine, batıda ise Avrupa topraklarının büyük kısmına komünizm ihraç etmek şeklinde devam etmiştir. Yani idare sistemi değişmiş olsa da, Rus yayılmacılığı ideali değişmemiştir. ABD ve Avrupa’da ki müttefiklerinin dünyanın çeşitli bölgelerini demokrasi götürme bahanesiyle işgal etmesi gibi, Sovyetler birliği dönemindeki Rusya da komünizm ihraç etmek maksadıyla yayılmacılığını devam ettirmiştir. Haddi zatında süper güçler işgal girişimlerini şimdilerde çeşitli kılıflar içinde yapar oldular. 
       Günümüz dünyasında, her şey milletlerin gözü önünde cereyan ettiği için, kılıf bulmak zorunda olsalar da, netice itibariyle bir şey değişmiyor. İşgal edilen bölgelerin insanlarına sadece korkunç bir yıkım, kan ve gözyaşı ile yaşamak zorunda olmak kalıyor. 
       Rusya’nın bir haftayı aşkın bir süredir devam eden Ukrayna işgali, aslında Sovyetler Birliğinin dağılmasından önceki sınırlarına ulaşma planının ilk adımıdır. Dikkat ederseniz, PUTİN her fırsatta Bağımsız Devletler Topluluğu olarak isimlendirdiği eski SSCB ülkelerinin kendilerine bağlı devletler olduğunu dile getirmektedir. Yani demek istiyor ki, siz zaten bizimdiniz, dolayısıyla bizim isteğimiz dışında hareket edemezsiniz. Şayet kendi başınıza bağımsız bir devlet olarak hareket ederseniz Rus ordusunu ensenizde bulursunuz. 
       Çar Putin Ukrayna’da ki işgali tamamladığında yeni hedefin neresi olacağını tahmin etmek zor değildir. Daha önce Gürcistan’da denediğini bu kez Azerbaycan üzerinde uygulamaya koyacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır. Zira dağlık Karabağ’ın Ermenistan’dan geri alınması sürecinde hiç ses çıkarmayan Rusya, bu davranışıyla adeta, “Sen istediğin kadar al, buralar zaten benim toprağım, istediğim zaman girer alırım” demektedir. 
       Bir pencerede Batı dünyasına açmak istiyorum. Avrupa’nın iki yüzlülüğünü iyi biliyoruz ama bu kadar pervasızca ve edepsizce ırkçılık yapacaklarını tahmin etmemiştik. Suriye ve Afganistan gibi müslüman ülkeler ile Afrika ülkelerinden göç edenleri sınırlarına sokmamak için başvurdukları akıl almaz yöntemleri bildiğimiz için, Ukrayna vatandaşlarına gösterdikleri müsamahakar davranışları anlamakta zorlanıyoruz. Elbette bizim açımızdan hepsi insan. Hiçbir canlının zulüm görmesini, zalimlerin elinde kalmasını istemeyiz ama, aynı hassasiyeti Avrupa milletlerinden de beklemek hakkımız. Ukraynalılar ne kadar insan ise Afgan ve Suriyeli kardeşlerimizde o kadar insandır. 
       Bu itibarla Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesini şiddetle kınıyor, bir sonraki adımın bizimle de alakalı olabileceğini bilerek tedbir alınmasını bekliyoruz. Bazılarının düşündüğü gibi Rusya’nın güçlenmesi ABD ve diğer Batılı ülkeleri frenler düşüncesi son derece yanlıştır. Rusya kesinlikle durdurulmalıdır. Zira eğer durdurulmazsa kendisi asla durmayacaktır. 
       Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum