İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

MİLLETLE BİRLİK OLMAK HEDEF 2023

27 Ağustos 2021 - 09:09


           Kimi zaman ekonomik politikalardan, kimi zaman devletin işleyiş biçiminden, bazen de hükümet edenlerin, milletin beklentisini iyi okuyamamasından rahatsız olanların tepkisi neticesinde iktidarlar kan kaybetmek durumunda kalırlar. Millete rağmen politika yapanlar, sessizce oturup seçim sandığının önüne konulacağı günü bekleyen halkın kendilerini nasıl cezalandıracağını test etmiş olurlar. Ve Cumhuriyet tarihi boyunca millete rağmen siyaset yapan hiçbir parti bu cezalandırmanın dışında kalamamıştır. 

           1950 seçimlerinde 27 yıl iktidarda kalan CHP, milletin sillesini en ağır şekilde yiyen partidir. Devleti kendi öz malları olarak görenler, milleti yok saymanın bedelini DEMOKRAT PARTİ karşısında, kelimenin tam anlamıyla ezilerek ödemişlerdir. 1960 ihtilalini organize ederek iktidarı cebir yoluyla geri almak istediklerinde ise milletimiz, kendisine yakın gördüğü Süleyman DEMİREL faktörünü öne çıkararak, düşüncesine müdahale edilmesine tahammül edemeyeceğini ortaya koymuştur. 

          1980 ihtilalinden sonra, 82 anayasasını %92 evet oyu vererek onaylayan halkımız, anayasayı yapanların açıktan desteklediği MİLLİYETÇİ DEMOKRASİ PARTİSİ’ni sandığa gömerek hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceğini göstermiştir. 

          Yine 1983 de büyük bir seçim başarısıyla iktidara gelen ANAVATAN PARTİSİ, kuruluş felsefesinden uzaklaşıp, milleti yok saymanın cezasını 1991 seçimlerinde sandığa gömülerek ödemiştir. Bu örnekleri çoğaltmak elbette mümkündür. Öyle derin analizlere, akademik araştırmalara gerek yok. Biraz ibret nazarıyla bakmayı bilen herkes hakikati görecektir. 

          Günümüze gelirsek, ülkemizin siyasi anlamda en karanlık dönemlerinden biri olan 1990’lı yılların bitiminden itibaren, çıkış yolu olarak görülen AKPARTİ ve RECEP TAYYİP ERDOĞAN ismi devreye girdi. Yirmi yıla yaklaşan iktidar süresi boyunca ülkemize gerçekten büyük hizmetler yapan, buna karşılık muhtıralar, darbe teşebbüsleri ve çeşitli entrikalarla iktidarı elinden alınmak istenen AKPARTİ iktidarına milletimiz arkasında durduğu için kimse engel olamadı. Her türlü tertip ve badireden milletiyle beraber olması sayesinde yüz akıyla çıkmayı başardı. 

         Ancak son zamanlarda AKPARTİ kadrolarında da, bugüne kadar sırtını dayadığı milletten kopuş gözlemliyoruz. Millete rağmen siyaset yapılamayacağını en iyi bilen liderlerden birisi olarak gördüğümüz sayın Cumhurbaşkanımız, hem teşkilatlarda yaşanan adam kayırmacılık ve dava adamlarının partiden uzaklaştırılmasına, hem de çıkar gruplarının AKPARTİ’yi ele geçirmesine karşı tedbirler alacaktır. Fakat ülkemiz için belki de bir dönüm noktası olacak öneme sahip olan 2023 seçimlerine iki yıldan az bir süre kalmıştır. İl ve ilçe teşkilatları derhal ve bütün gayretiyle, kuruluş felsefesine dönüp, milletle bütünleşmenin çaresini bulmalıdır. Çeşitli sebeplerle AKPARTİ’li kimliğinden uzaklaşan, kırılan, küsen kim varsa, kurulacak özel ekiplerle ziyaret edilip, içinde bulunduğumuz nazik durum çok iyi anlatılmalıdır. 

         FETÖ ve PKK kontrolündeki muhalefetin ülkeyi yönetme ihtimaline bile tahammülümüzün olmadığını her vatandaşımızın en ince ayrıntısına kadar bilmesi gerekir. Gelsinler birde onları görelim diyenlere, hali-hazırda bulunan muhalefetin bir gün bile iktidar olması durumunda, başta bağımsızlık ve egemenliğimiz olmak üzere, düşeceğimiz tehlikeler açıkça ortaya konulmalıdır. ABD ve AB ülkelerinin aziz vatanımız üzerindeki hesapları ve parçalayıp yutma planları hepimizin bildiği bir hakikattir. Recep Tayyip ERDOĞAN’ı iktidardan uzaklaştırıp, yerine otur deyince oturan, kalk deyince kalkan bir hükümet getirmek batının en önemli hedefidir. 

         İlçe yöneticisi olmak, haftada bir gün toplantı yapıp, sonrasında bulduğu siyasi kanallardan iş takibi yapmak ve bu sayede rant elde etmek değil, bu millete ve devlete her şartta hizmet etmektir. Sırça köşklerinizden çıkıp, milletle birlik olmayı ve durumun nezaketini ortaya koymayı denerseniz, yapılabilecek en güzel hizmeti ifa etmiş olursunuz. 

          Makamı ve mevkisi ne olursa olsun hiç kimse milletin üzerinde değildir. Demokrasilerde siyasetin öznesi millettir. Siyasi kadrolarını milletle barışık, mütevazi ve dava adamı kimliği olan insanlarla dizayn eden siyasi hareketler, seçim sandıkları açıldığında, hüsran yaşamazlar. Tersi olursa! Yani, kibirli, tepeden bakan, milletle arasına mesafe koyan ve tek derdi iktidarın nimetlerinden faydalanmak olan kimselerle yürümeye kalkarsanız, hem davaya, hem de millete ihanet etmiş olursunuz.

Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum