İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

ERZURUM DEMEK, VATAN DEMEKTİR

01 Haziran 2022 - 18:18

       Şu sıralar sosyal medyada ve Erzurumlu hemşehrilerimiz arasında en çok konuşulan konu, Kemalpaşa belediye başkanı Rıdvan KARAKAYALI’nın, Erzurumlular hakkında sarf ettiği iddia edilen konuşmadır. Konuşma esnasında yanında bulunmadığım için, doğrudan suçlama yapmak istemiyorum. Ancak iddiayı ortaya atan kişinin bizzat yanında konuşulduğunu söylemesi ve aynı zamanda CHP kökenli bir gazeteci olması, bir Erzurumlu olarak benimde meseleye dahil olmamı icap ettirdi. 
      Öncelikle şunu ifade edeyim. İnancım gereği, bir kimse hakkında gerekli araştırmayı yapmadan iftira etme hakkımın olmadığını biliyorum. Bu itibarla sosyal medya platformlarında bu konu ile alakalı tepkimi paylaşmadan önce, programı yapan gazeteyi aradım ve olayın ciddiyetini teyit ettirerek, şüpheye mahal olmayacak şekilde konuşmanın gerçekleştiğini doğrulattım. Bundan sonra konuşmanın yayınlanmasının üzerinden birkaç gün geçmesini bekledim. Bu zaman zarfında önce ilçemizde bulunan Erzurum derneklerinden, sivil toplum kuruluşlarından ve özellikle Erzurumlu belediye Meclis üyelerinin ve ilçemizde bulunan Erzurumlu eşrafın ne tepki göstereceğini ölçmeye çalıştım. MHP’li Meclis üyesi Taner BİLGİN haricinde hiç kimseden ses çıkmadığını görünce bu haftaki makalemi bu konuya ayırdım. Tabii ki en başta belediye başkanı KARAKAYALI’dan bir açıklama beklediğimizi sosyal medya paylaşımımda ifade ettim. Ancak öyle bir açıklamaya da rastlamadım. 
        Siyasi olarak CHP düşüncesine ezeli bir nefretimiz olduğu herkesin bildiği bir vakıadır. CHP ve CHP’lilerin, kurulduğu günden itibaren bu Aziz milletin bir kesimiyle olan kavgası, ne yazık ki bizi de bu kavganın karşısında konumlandırdı. Ancak bu yazının konusu, Rıdvan KARAKAYALI’nın mensup olduğu siyasi görüş olmasından ziyade, benim Erzurum hassasiyetimdir. 
       Şimdi bilmeyenler için dilimizin döndüğü kadar Erzurum’u ve Erzurumluyu bir anlatalım isterseniz. Ata yurdumuz Erzurum’dan çeşitli sebeplerle göç ederek yurt edindiğimiz bu topraklarda Erzurum’a ve Erzurumlu’ya hakaret edecek olanlara müsamaha göstermeye hakkımız yoktur. Zira ecdadımızın kanıyla sulanan o topraklara vefa borcumuz bunu icap ettirir. 
       Erzurum demek vatan demektir. Bayrak demektir. İstiklal ve istikbal demektir. Erzurum demek milli mücadelenin başladığı yer demektir. Erzurum demek, 18 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesine en büyük tepkiyi vermektir. Bu olay üzerine dönemin belediye başkanı ZAKİR bey, çektiği telgrafta “İşgal güçlerine göre müslüman olmaktan başka bir suçu olmayan Türk milleti yok edilmek isteniyor. Biz sonucu ne olursa olsun İzmir’in yanındayız ve toprağımızın başındayız. Ölümü şimdiden seçtik, haberiniz olsun.”diyerek Erzurumlunun kim olduğunu ortaya koymuştur. Türk kadınının namus ve haysiyet mücadelesine örnek gösterirken ilk aklımıza gelen isim olan Nene Hatun’un “Evladım anasız büyür ama vatansız büyüyemez” diyerek bütün Erzurum’u Rus işgaline karşı ayaklandırması, bütün Erzurumlular ve Türk milleti için şeref vesikasıdır. 
       Türkiye cumhuriyetinin temelinin atıldığı yer olan Erzurum’a ve Erzurumluya laf etmek hiç kimsenin haddine değildir. Böyle bir alçaklığa tevessül edildiğinde de gereken cevap en başta Erzurum’u temsil noktasında olan hemşehri dernekleri ve diğer muhatapları tarafından misliyle verilmelidir. 
        Belediye başkanı KARAKAYALI’nın seçildiği ilk aylarda dinimize ve sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa(s.a.v.)’ya hakaret ettiğinde de hiçbir tepki göstermeyenleri düşününce bu fiilin de cevapsız kalacağından korkuyorum. Zira dönemin kaymakamı sayın Kemal KIZILKAYA’nın dava açması neticesinde yargılanıp ceza almasa, birkaç bireysel tepkinin dışında onu da sineye çekmiş olacaktık. Böyle bir gaflet ve aymazlığın bir daha tekrar etmemesi adına konunun tüm muhataplarını böylesine toplumsal meselelerde çok daha hassas hareket etmeye davet ediyorum. 
        Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum