İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

DÜN NEYİ BAŞARDINIZ Kİ, YARIN NEYİ BEKLEYELİM

18 Şubat 2022 - 10:59


      Geçtiğimiz hafta sonu, altı muhalefet partisinin genel başkanları, CHP genel başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU’nun çağrısı üzerine bir araya geldiler. Toplantının ana gündemi kamuoyuna yansıtıldığı şekliyle her ne kadar güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirme çalışması olarak açıklansa da, içeride neler konuşulduğunu henüz bilmiyoruz. Aslında herhangi bir sonuç çıkmayacağını bildiğimiz için çok merak da etmiyoruz. Benim üzerinde durmak istediğim konu, toplantının içeriğinden ziyade, toplantıya katılanların daha önce temsil ettikleri makamlarda göstermiş oldukları performansın ne olduğu. 
       CHP lideri Kemal KILIÇDAROĞLU’ndan başlayalım. Demokratik olmayan bir yöntemle FETÖ’nün ayarladığı çirkin bir kumpasla CHP’nin başına gelmeden önce, genel müdür olduğu SSK’yı resmen batırmış olmasını bir yana koyalım. 12 senedir başında bulunduğu, Cumhuriyetin kurucu partisini bir adım ileri götürememiş olması, ve ana muhalefet partisi olarak on iki senede tek bir proje ortaya koyamaması, ülke yönetecek kapasitesinin olmadığını göstermek açısından, fikir sahibi olmamızı sağlayacaktır. 
        AKPARTİ ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN sayesinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı gibi bir makam kendisine altın tepside sunulmuş olan Ahmet DAVUTOĞLU, ne yazık ki yaptığı icraatlar ile ülkemizi büyük sıkıntılara sokmuştur. O dönemde ki Suriye politikasının çökmesinin en büyük sorumlusu Ahmet DAVUTOĞLU’dur. 
        Yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN marifetiyle ekonominin başına getirilen Ali BABACAN’ın ekonomide neyi başardığı da tartışmaya son derece açıktır. Bağlı oldukları mahfillerin emri dışında hiçbir vizyonu olmayanların, bu ülke için yapacakları hayırlı bir iş olamaz. 
        SP genel başkanı Temel KARAMOLLAOĞLU ve DP genel başkanının o masada bulunmasını ise yazmaya bile gerek görmüyorum. Rahmetli ERBAKAN’dan sonra bir türlü nerede durmaları gerektiğine karar veremeyen milli görüş hareketi, millet ve memleket düşmanlarıyla aynı kulvarda yürümeyi kendilerine daha çok yakıştırmış olacaklar ki, o masada kendilerine verilen yeri gayet güzel sindirmiş görünüyorlar. 
        Gelelim İYİPARTİ cephesine. FETÖ’nün devleti adeta ele geçirdiği dönemde, yine FETÖ marifetiyle İçişleri Bakanlığı yapan ve Bakanlığı döneminde faili meçhullerin, mafya ve çetelerin günlük hayatımızın bir parçası olduğu düşünülürse, aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ele geçirmeye uğraştığı MHP’de umduğunu bulamayınca İP’i kuran ve bu yolla Türkiye’yi idare etme hayallerine kapılan Meral AKŞENER için de söylenecek çok fazla söz yok. 
       Yani kısa bir analiz yapacak olursak, Cumhuriyet tarihi boyunca, en azından İNÖNÜ döneminden beri din ve millet düşmanlığı tescillenmiş CHP, kendisini sağcı ve mukaddesatçı, hatta milliyetçi olarak tanımlayan beş tane sağcı lideri arkasına takıp, aynı masa etrafında toplamayı başarmıştır. 
        Bu toplantının asıl birde görünmeyen tarafını görmeye çalışalım. Geçtiğimiz mahalli ve genel seçimlerde birlikte hareket ettikleri HDP’yi masada yokmuş gibi göstererek, vatanını, milletini seven insanların tepkisine engel olmaya çalıştıkları ortadadır. Asıl olan o masanın öznesinin HDP olduğudur. Milletimizin aklıyla alay etmeye kimsenin hakkı yoktur. Kırk senedir uluorta savaştığımız terör örgütü PKK’nın uzantısı filan değil, bizzat kendisi olan HDP ile birlikte hareket etmek vatana ihanetin ta kendisidir. Kimsenin eğilip bükülmesine gerek yoktur. PKK, FETÖ, din düşmanı CHP ve AKPARTİ’den kovulan gayri milli unsurlar bir araya gelmiştir. 
       Bir de not düşelim. Toplantının açıklamasının yapılma tarihini 28 Şubat olarak belirlenmesi sayın Meral AKŞENER’i hiç mi rahatsız etmemiştir. Malumunuz 28 Şubatçılar o dönemde kendisini kazığa oturtacaklardı. Bu kadar mı omurgasız davranılır. 
        Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum