İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

ÇAĞDAŞLIK VE ÇAĞDIŞILIK

07 Ocak 2022 - 10:09


     CHP grup başkanvekili Özgür ÖZEL, birkaç gün önce TBMM’de, Diyanet işleri başkanlığının okul öncesi çocuklar için kurmakta olduğu eğitim birimlerini eleştirmek maksadıyla yaptığı konuşma da skandal denilecek ifadelere imza attı. Çocuklarının okula başlamadan önce, dini ve ahlaki kuralları öğrenmesini isteyen ebeveynlerin durumunu çağdışılık olarak niteleyen bu zat, ne yazık ki, Gazi meclisin çatısı altında milletvekili sıfatıyla, üstelik de ana muhalefet partisinin grup başkanvekili olarak, arzı endam edebiliyor. 
      Önce konuşmanın tarihi yönünü ele alalım. Çocuklara dini eğitim verilmesini, Ortaçağ zihniyeti olarak nitelendirmek, tek kelimeyle bu millete ve bu milletin değerlerine ne kadar yabancı olduklarının açık göstergesidir. Zira milletimizin tarihinde Ortaçağ diye bir şey yoktur. Ortaçağ kavramı tamamen hristiyan Avrupa tarihi ile alakalı bir tabirdir. Batılıların cehalet içinde boğulduğu bir dönemde, milletimiz fethettiği her coğrafyaya medeniyet ve ilim götürmekle meşgul idi. Ecdadımızın üç kıtaya hakim olduğu dönemler tam da onların Ortaçağ diye niteledikleri dönemdir. Avrupa halkları hristiyan din adamları ve büyük toprak sahibi derebeyliklerin zulmü altında inlerken, islam toplumu, bugün dahi batı medeniyetinin ulaşamadığı, kişisel hak ve hürriyetin mücadelesi içinde idi. Bu sebeple Ortaçağ zihniyeti dendiğinde, burada kastedilen şey İslam toplumu değil, kesinlikle o dönemde zifiri bir karanlığa gömülmüş olan Avrupa’dır. 
      Özellikle CHP ve ondan önceki selefleri olan ittihat ve terakki mensubu zibidilerin çağdaşlık adı altında milletimizi getirmek istedikleri nokta açıkça ortadadır. CHP’nin yüz yıllık tarihine bakarsanız binlerce Özgür ÖZEL vakası ile karşılaşırsınız. Çünkü kuruluşundan itibaren CHP içinde yuvalanan din ve millet düşmanı grubun asıl hedefi, milletimizi bağlı olduğu bütün mukaddes değerlerden uzaklaştırıp, kimliksiz, kişiliksiz, Batı hayranı ve ahlaki değerleri olmayan bir toplum ortaya çıkarmaktır. Günümüz CHP’sinde sıkça karşılaştığımız din düşmanlığının geldiği boyutu hepimiz az, çok biliyoruz. Ancak ben geçmişte bu anlamda söylenen skandal ifadelerden birkaç misal vermek istiyorum. 
      İslamiyet denince aklıma çorap kokusu gelir diyen CHP milletvekili Falih Rıfkı ATAY, Din zehirdir, Türkiye’den dini tamamen temizlemek için bize otuz sene lazım diyen CHP’li Başbakan Şükrü Saraçoğlu, islam ondört asırlık sakat bir inançtır. Bu din ilerlemeye engeldir, diyen CHP’li adalet bakanı Mahmut Esat Bozkurt, ayetler bizi alakadar etmez diyen CHP milletvekili Şemsettin GÜNALTAY, Allah’ı da (haşa) sultanla beraber tahtından indirdik, bizim mabetlerimiz fabrikalardır diyen CHP milletvekili Refik Ahmet SEVENGİL gibi Batı beslemesi siyasetçiler sistematik bir şekilde Türk milletini manevi değerlerinden uzaklaştırma mücadelesi vermişlerdir. 
      Aidiyetimizi ve asla başaramayacaklarını bilmelerine rağmen, bugüne kadar hiç vazgeçmemeleri de hayrete şayan bir durumdur. Çocuklarımızın dini ve ahlaki kuralları öğrenip bu kural ve kaidelere uygun yaşamaları yani milli ve manevi değerlerine bağlı olmaları, CHP ve kendisini çağdaş zanneden züppeleri niye rahatsız etmektedir. Bu millet dine bağlılığı ve mukaddes değerlerimize hizmet noktasında gösterdiği fedakarlık ölçüsünde Muzaffer olmuştur. Anadolu’nun kapısını Türklere açan düşünce de, İstanbulu fethedip ebedi olarak müslüman Türk yurdu eden aksiyon da, İstiklal savaşında yedi düvele Türkün asla ve asla herhangi bir devletin boyunduruğu altına girmeyeceğini gösteren irade de hep o Türk-islam şuurudur. 
      Maneviyattan kopan ve çocukluğunda ve gençliğinde yeteri kadar din eğitimi almayan insanların bugün geldiği noktada ibretlik bir durumdur. Sokaklarımız alkol ve uyuşturucu müptelası gençleri barındırıyorsa, genç kızlarımızın bir çoğu namus ve iffet kavramından habersiz yaşıyorsa, kadınlarımız katlediliyor, gençlerimiz teröre ve gayrimeşru yollara sapma eğilimi gösteriyorsa, bunun en büyük sebebi zamanında dini eğitimlerini alamamış olmalarıdır. Zira İslam dini yobazlığı değil, insanın en şerefli varlık olduğunu, dolayısıyla o şerefi muhafaza etmesini emreder. İyi insanlardan meydana gelen bir toplum olmanın yolu, dinimizi iyi öğrenmektir. Zira sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa(s.a.v.)e, mümin kime denir diye sorduklarında, “Elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu kimsedir. Buyurmuştur. 
     Bu itibarla Diyanet işleri başkanlığımızı tebrik ediyor, müslüman bir milletin değerlerine hakaret etmeyi marifet zanneden şahsı ve ona ses çıkarmayan muhalefeti de şiddetle kınıyorum. 
     Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum