İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

BİZİ YÜZ YIL KİM YÖNETTİ

20 Mayıs 2022 - 16:55


       Bu hafta sizlere yakın tarihimiz ile ilgili birkaç hatırlatma da bulunmak istiyorum. Daha önceleri bir yerlerde okumuş ya da dinlemiş olabilirsiniz ama milletimizin hafızasını taze tutmak adına belgelemek istiyorum. 
       Türkiye Cumhuriyeti devleti, sebebi her ne olursa olsun yıkılan, Osmanlı imparatorluğunun Anadolu toprakları üzerinde yaşayan tebaasının son bir gayretiyle neşvünema bulması idi. Etnik manada ele aldığımızda ekseriyetle Türklerin olduğu, ancak bunun yanında Kürtlerin ve diğer unsurların da yer aldığı bir kurtuluş mücadelesi neticesinde, bütün müslümanların lideri olan bir hilafet devletinin, geçmişi ile bütün bağını koparmış, tam anlamıyla Batılı bir devlete dönüşmesiydi. 
       Tanzimat’la birlikte başlayıp, 1. Ve 2. Meşrutiyetin ilanıyla devam eden batı yanlısı akımlar ne yazık ki, koca imparatorluğun yıkılması ile sonuçlanmıştı. Osmanlı’nın yıkılmasını tertip eden zihniyet, Cumhuriyetin kurulmasından sonra da devlet idaresini ele geçirmeyi başardı. Şimdi yakın tarihimizde devletin en önemli mevkilerinde kimlerin bulunduğunu birlikte değerlendirelim. Mustafa Kemal Paşa’nın hastalanması ile, bilinenin aksine onunla arası hiç iyi olmayan İsmet İNÖNÜ’nün, Atatürk’e yakın isimleri devlet yönetiminden ve CHP’den tasfiye ederek, kendisine bağlı kimseleri ve özellikle de sefaret yahudilerini ve masonları devlet yönetiminde aktif hale getirmesi ile Türkiye Cumhuriyeti devleti, bizden biri zannettiğimiz ama asla bizden olmayanların kontrolü altına girdi. Kendisi de Sabetayist olan ve bir dönem İsrail’de de araştırmalarda bulunan yazar ve gazeteci Ilgaz ZORLU’nun da iddia ettiği gibi, Yahudiler dünya da iki tane devlet kurdular. Biri İsrail, diğeride rezerv ülke olarak Türkiye. Evet Mustafa Kemal döneminde de etkili olsalar da, asıl kudretli dönemlerine İNÖNÜ zamanında ulaşan mason ve sabetayist zümre, bu tarihten itibaren sadece devlette değil, toplumun   bütün alanlarında hakim olmayı başardı. 
        Mason loca ve derneklerini kapattıran Mustafa Kemal’in etrafını saran, yaverinden doktoruna kadar tüm yakınında bulunanların mason olması, onun öldürüldüğünü iddia edenleri son derece haklı çıkarmaktadır. Şimdiye kadar iktidara gelen hükümetlerde başbakanların ve bakanların büyük çoğunluğu bu karanlık yahudi tarikatının üyesidir. Celal BAYAR’dan İsmet İNÖNÜ’ye, 1960 27 Mayıs darbesini yapan Cemal GÜRSEL ve 12 Eylül darbesinin müsebbibi Kenan EVREN’e kadar bir çok Cumhurbaşkanı masondur. Yine ilk başbakanlardan Hasan SAKA’dan itibaren Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’te masondur. 27 Mayıs darbesiyle başbakanlıktan indirilip, İnönü’nün talimatıyla idam edilen merhum Başbakan Adnan Menderes’in “üstümdeki de altımdaki de 33. Derece mason üstatlarıdır” diyerek şikayet etmesi etrafının nasıl bu dönmelerle çevrildiğini belirtmesi açısından önemlidir. Bu sözüyle cumhurbaşkanını ve başbakan yardımcısını kastetmiştir. 
        Şimdi sizlere yakın zamana kadar yaşamış, Türkiye siyasetini dizayn eden bir şahsiyetten bahsetmek istiyorum. KASIM GÜLEK. CHP’nin meşhur genel sekreteri. Adanalı zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, babası ittihat ve terakki partisinin Çukurova sorumlusu. Kasım GÜLEK Galatasaray lisesi ve Robert kolej mezunu. Sonrasında Paris’te siyaset bilimi eğitimi alıyor. Türkiye’ye dönen GÜLEK, meşhur yahudi aile ROCKEFELLER vakfının bursuyla ABD, Colombia üniversitesinde iktisat alanında doktorasını tamamlıyor. Yine aynı vakfın bursuyla İngiltere Cambridge üniversitesi ve Berlin üniversitesinde ekonomi alanında hukuk doktorası yapıyor. Yurda döndükten sonra Mustafa Kemal ile tanışıp CHP macerası başlayan GÜLEK, siyasetimizde ölünceye kadar rolünü oynamaya devam ediyor. 1940 da milletvekili, 1942 de yine bir mason olan Memduh Şevket ESENDAL’ın referansıyla CHP genel idare kurulu üyesi yapılıyor. Burada saymaya lüzum görmediğimiz bir çok etkili devlet görevinden sonra Kasım GÜLEK, 1980’lerde CIA’nın kurduğu MOON tarikatının Türkiye sorumlusu oluyor. 
         GÜLEK 1992’de ABD büyükelçisi ABROMOWİTZ vasıtasıyla FETHULLAH GÜLEN’i  Papa ile tanıştırıyor ve dinler arası diyalog süreci başlatılıyor. 1996 yalında ABD’de vefat eden Kasım GÜLEK’in cenaze namazını FETÖ lideri FETHULLAH GÜLEN kaldırıyor. Kasım GÜLEK’in kızı Tayyibe GÜLEK’de 1999 yılında ECEVİT’in partisi DSP’den İstanbul milletvekili seçiliyor. Tam da bu dönemde Ecevit’in GÜLEN’e desteği başlıyor. Aynı Tayyibe GÜLEK, yine bir sabetayist olan Meral AKŞENER’in genel başkanı olduğu İP ile CHP arasında kurulan ittifakında en büyük mimarlarından biri oluyor. 
         Yani anlayacağınız milli ve bağımsız bir hükümet olan CUMHUR ittifakını devirmek için, masonlar, sabetayistler, FETÖ ve PKK birlikte hareket ediyor. Hadise bu kadar net. Selam ve dua ile.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum