"Prostat kanserinde erken tanı...
Reklam
Reklam
Reklam

"Prostat kanserinde erken tanı kolaylaştı"

Kanser oranlarının arttığı günümüz şartlarında prostat kanseri, dünya genelinde erkekler arasında ikinci sıklıkla görülen kanser tipi olma özelliğini koruyor. Birçok tümörde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis hastalığın kalıcı tedavisi için önemli. Prostat kanserinin tedavisinde geliştirilen yeni ilaçlar, kanser erken yakalandığında ve doğru şekilde tedavi edildiğinde hastaların büyük bir çoğunluğunda tam iyileşme sağlanmasına yardımcı oluyor.

"Prostat kanserinde erken tanı kolaylaştı"

Kanser oranlarının arttığı günümüz şartlarında prostat kanseri, dünya genelinde erkekler arasında ikinci sıklıkla görülen kanser tipi olma özelliğini koruyor. Birçok tümörde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis hastalığın kalıcı tedavisi için önemli. Prostat kanserinin tedavisinde geliştirilen yeni ilaçlar, kanser erken yakalandığında ve doğru şekilde tedavi edildiğinde hastaların büyük bir çoğunluğunda tam iyileşme sağlanmasına yardımcı oluyor.

21 Nisan 2020 - 15:02

Medicana Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Çağ Çal, prostat kanserinin erken tanısı hakkında bilgi verdi.

“45 YAŞINDAN SONRA MUAYENE VE TEST YAPTIRILMALI”


Erken dönemde çoğu hastada hiçbir bulgu vermeyen prostat kanserinin tanısının kanda ölçülen prostat spesifik antijen olarak tanımlanan PSA değerleri ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Çağ Çal, “Yüksek değerler saptandığında kanserden şüpheleniliyor. Ailesinde (baba, erkek kardeş, amca, dayı gibi) prostat kanseri olmayan erkeklerin 45 yaşından sonra en az bir defa üroloji uzmanları tarafından muayene edilmeleri ve PSA testlerini yaptırmaları gerekiyor. Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan erkeklerde ise bu tetkikler ve rutin kontroller 40 yaşında başlatılmalı. Muayene ve kan testi sonucunda prostat kanserinden şüphe edilirse biyopsi yapılması gerekiyor.  Kısa zaman öncesine kadar kanserden şüphe edilen hastalarda biyopsi makattan (anüs) yerleştirilen ultrason cihazının kılavuzluğunda iğneyle prostattan rastgele örnekler alınması şeklinde uygulanıyordu. Bu yöntemde rastgele örnekleme yapıldığı için küçük kanserli dokuların gözden kaçma ihtimali mevcut. Kanda PSA değerleri yüksek olan hastalarda biyopsi sonucu negatif geldiğinde ise kanser tespit edilene kadar biyopsi işlemi birden fazla defa tekrarlanabiliyor” dedi.


“TEKNOLOJİK GELİŞMELER ERKEN TANI İMKANINI ARTTIRDI”


Teknolojideki ilerlemeler sayesinde prostat kanseri teşhisi için yapılan biyopsilerin doğruluğunu arttırmaya yardımcı füzyon biyopsi tekniğinin geliştirildiğini dile getiren Prof. Dr. Çal şunları söyledi: “MRI, Ultrason Prostat Füzyon Biyopsi tekniği sayesinde artık hastanede yatış ve ön hazırlık gerekmeden, güvenilir ve etkin şekilde kanser araştırması yapmak mümkün oluyor. Bu teknikle prostat dokusundan çok ayrıntılı görüntüler alınabiliyor. İşlem sırasında biyopsi iğnesinin şüpheli hedef alanlara yönlendirilmesi için makattan yerleştirilen ultrason aleti kullanılıyor.  MR ve ultrason görüntüleri üst üste getiriliyor ve füzyon sağlanıyor. Bu yöntemle prostat dokusundan rastgele değil, tam olarak kanserden şüphelenilen hedeften milimetrik doğrulukla örnekleme yapılıyor” (dha)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
SECCADELER MENDERES BELEDİYESİ’NDEN
SECCADELER MENDERES BELEDİYESİ’NDEN
KONAK’TA CAMİLER İBADETE HAZIR
KONAK’TA CAMİLER İBADETE HAZIR