ORAN ŞEHRİN EMİNİ Mİ? EMİR ERİ Mİ?

AK Parti Çeşme İlçe Başkanı Av. Yeliz Karataş: "Çeşmemiz termali sürekli olarak denizden beslendiği için benzerine az rastlanır özelliktedir. Özellikle Ilıcamız, antik çağlardan beri insanlara şifa dağıtmıştır. Böylesi büyük bir kıymete sahip termal zenginliğimiz, iyi niyetli girişimlerle bir noktaya getirilmeye çalışılmışsa da; maalesef ki hiçbir zaman ilçemizin bir turizm argümanı olamamıştır."

ORAN ŞEHRİN EMİNİ Mİ? EMİR ERİ Mİ?
14 Eylül 2021 - 14:15 - Güncelleme: 14 Eylül 2021 - 15:28
Çeşmemiz, deniziyle, kumuyla, rüzgarıyla, toprağıyla ve elbette ki termal sularıyla çok büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Ancak yabancı turistlere hitap ettiği ve uluslararası festivaliyle göz doldurduğu günlerde dahi bu potansiyelini tam olarak kullanamadığından bahsedilir ve turizm sezonunu 12 aya yaymak için çareler aranırdı. Yatak kapasitesini arttırmak, hizmet kalitesini yükseltmek elbette ki her daim hedefler arasında oldu. Yine de en büyük çare her zaman termalde bulundu.
Çünkü termal sular, tarih boyunca insanlık için şifa kaynağı olmuştur. Çeşmemiz termali ise sürekli olarak denizden beslendiği için benzerine az rastlanır özelliktedir. Özellikle Ilıcamız, antik çağlardan beri insanlara şifa dağıtmıştır. O tarihi aktaran kaynaklara göre 1800’lü yıllarda,İstanbul’dan, İzmir’den ve hatta İtalya’dan gemiler gelir ve şifasını arayan oluk oluk insanı Ilıcamıza taşırmış ve hatta önceden yer ayırtmayanlar dışarıda kalırmış.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk de sahip olduğumuz bu büyük potansiyeli görmüş ve taa 1926’da Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk termal anonim şirketini, “Çeşme Kaplıcaları Türk Anonim Şirketi”ni kurmuştur.


Böylesi büyük bir kıymete sahip termal zenginliğimiz, iyi niyetli girişimlerle bir noktaya getirilmeye çalışılmışsa da; maalesef ki hiçbir zaman ilçemizin bir turizm argümanı olamamıştır.
Zamanla yabancı turistlerin ilgisini kaybetmeye başladığını gören Çeşme, 2000’li yılların başında, tek yumruk olmaya, el birliğiyle termal kaynaklarını değerlendirmeye ve Ilıca Mahallemizdeki, mülkiyeti Çeşme Belediyesi’ne ait olan yaklaşık 60 dönümlük yerde uluslararası nitelikte bir termal kür merkezi yapılmasına karar verdi.

Resim : Termal Tesis yapılmasında uzlaşılan Çeşme Belediyesi arazisi.
                           
2005 yılında, İzmir Valiliği, Çeşme ve Alaçatı Belediyeleri, Esnaf Odası, Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) ve bazı İzmir’li iş adamlarından oluşan 60 paydaşın ortaklığında Tetusa AŞ kuruldu.
Hemen akabinde de avam projeler yapıldı. Projeler harikaydı ve Çeşme’nin gelecek belki de yüzyılına damgasını vuracak ve büyük bir turizm potansiyeli oluşturacak bu projeler oy birliğiyle kabul edildi.
Ancak her olduysa, o dönemki Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu bir anda vaz geçti. O dönem AK Parti Meclis Üyelerimiz, mecliste bunun çok kavgasını verdiler. Ancak başkan Tütüncüoğlu’nu bir türlü vazgeçiremediler. O dönem meclis üyesi olan, bugünkü Belediyemiz Başkanı Ekrem Oran da dahil, CHP grubunda ise tam bir sessizlik hakimdi.


Resim : Çeşme Belediye Meclisi’nde AK Parti Meclis Üyelerinin İtirazları.

2009 yerel seçimleri öncesinde CHP’li Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, bu bölgede bir termal kür parkı ve çarşı yapmaktan bahsetmeye başladı. Başlangıçta alanın tümüyle bir termal kür merkezine dönüştürülmesi söz konusuyken ve tüm siyasiler, yerel ve merkezi idareler ile turizmciler arasında bu hususta tam bir uzlaşma bulunmaktayken, Tütüncüoğlu bu alana ne idüğü belirsiz bir projeyi uygulamaya girişti.



Nitekim 2009 seçimleri öncesinde bahsi olunan alana Ilıca Otogarı, hemen yanında açık pazaryeri ve yıllardır hiçbir işe yaramayan bir sürü dükkân yaptılar.
Ancak gerçekte niyeti bölgeye yüzyıla damgasını vuracak bir tesis kazandırmak olan iyi niyetli Tetusapaydaşlarıyılmadı veşuan üzerinde aquaparkın bulunduğu ve mülkiyeti hazineye ait olan taşınmaz üzerinde çalışmaya başladılar.

En nihayetinde de devletimiz, böylesi umut vaad eden proje için bu taşınmaz üzerinde, Tetusa için bedeli mukabilinde 30 yıllığına irtifak kurdu.
Asıl amaç, aqua park, estetik cerrahi, tedavi, kür merkezi, yüzme havuzu, yaşlı bakım evi, otel ve kapsamlı spor alanlarının yer aldığı “mega bir termal tesis” inşa etmekti. Ancak projenin diğer tesislerine de maddi kaynak olsun diye düşünülerek, önce 2016 yılında OasisAquaparkyapıldı.








“Büyük Eğlenceye Hazır Olun” çağrısıyla yapılan açıklamalara bakıldığında, Türkiye'de ve dünyada bir benzeri olmayan 'Space Race' adlı kaydırağın da bulunduğuOasis’in, Türkiye’nin en büyük aquaparkı olduğu,üretici firmasının son dört yıldır üst üste 'Avrupa'nın en iyi kaydırağı' ödülünü kazandığı ve bu tesiste haftada 7 bin 500 kişinin ağırlanacağı duyuruldu.
Hepimiz, Çeşmemiz adıyla anılan bu tesisle gurur duyduk ve tesisin açılmasıyla birlikte, esas büyük projenin de tamamlanacağına dair büyük bir inanç besledik. Aquaparkımız gerçekten de büyük ses getirdi. Ünlü sanatçıların programlar yaptığı Oasis, hem konaklamalı ve hem de günübirlikçi misafirlerimizce memnuniyetle karşılandı.


Artık Çeşmemiz yeni bir turizm destinasyonu kazanmıştı. Öyle ki, otellerimiz konumlarını Oasis’e mesafeleriyle tanımlıyor, tur şirketleri Oasis turları pazarlıyor, büyük alışveriş merkezleri belli bir miktarda alışveriş yapan ziyaretçilerine Oasis turu hediye ediyordu.

Resimler : Otellerin konumlarını Oasis üzerinden tanımladıklarına dair görseller.


 




Resimler : OasisAquapark turları.



Resim : OasisAquapark çekilişi yapan AVM görseli.

Derken, öncelikle bu tesisi karşılayabilmek için ve sonrasında da tesisin elde ettiği ticari başarıyla olsa gerek, sadece 2 milyon 400 bin sermayeyle kurulmuş olan Tetusa’nın sermayesi, önce 8 milyon 400 bine, sonra 18 milyona ve akabinde de 2017 yılı başında 30 milyona çıkartıldı.
Tarih Temmuz 2017’ye geldiğinde, Aziz Kocaoğlu’nun başkanlığını yaptığı İBB’nin şirketi İzenerji, 12 milyon liraya Tetusa’nın %40 hissesini satın aldı. Kocaoğlu, o dönemki demeçlerinde termal turizme katkı sağlamayı ve Çeşme’deki konaklama sezonunu uzatmayı hedeflediğini açıklıyordu.



Beri yandan Tetusa’nın sermayesi de arttırılmaya devam ediyordu. Şirketin sermayesi 2 yılda 2 katına çıktı ve 60 milyona dayandı. Sermaye arttırımına katılamayan paydaşlar, ardı ardına yapılan olağan ve olağanüstü genel kurulları takip ededursunlar; Oasis sadece 2018 yılında 75 kişiyi istihdam etmiş ve tam 45 bin kişiyi ağırlamıştı.Bu sayı, Çeşme’nin toplam yatak kapasitesinin tam 1,5 katıydı.
Çeşmemiz turizminde yüzyıla damgasını vuracak mega termal tesisin ayak sesi olan, parlayan yıldızımız OasisAquapark, herkesin yakın takibinde oldu. 2019 yerel seçimlerinden ve Tunç Soyer’in İBB Başkanlığı koltuğuna oturmasından sonra Tetusa’nın yönetim kurulunda tam 4 kere değişiklik olması da ayrıca herkesin merakını uyandırdı. Geçen sene çıkan haberlere göre kimine 10 bin, kimine 5 bin lira olmak üzere yönetim kuruluna her ay 33 bin 500 lira ödeniyordu.

Derken 2020 yılının başlarında covid-19 pandemisi tüm dünyayla birlikte ülkemizi de etkisi altına aldı ve tüm turizm sektörü yaz sezonunun nasıl geçeceğine ilişkin kaygı duyarken, OasisAquapark, 2020 yaz sezonunda da açıktı ve misafir yorumlarına göre kazanç kaybı da yaşamamıştı.


Takvim yaprağı 2021 Martını gösterdiğinde, hepimizi şok eden bir şey oldu. Bornova’daki bir programında Tunç Soyer,aquaparkımızı sökeceğinden ve bir kısmını Buca’ya, bir kısmını ise Bornova’ya taşıyacağından bahsediyordu. Kendisinin söylemiyle “Çeşmelinin elinde zaten herşeyi var..”dı. Oradaki “çocuklar da Alsancaklı, Çeşmeli çocuklar kadar hak ediyorlardı!” Yok canım..Yapmaz. Yapamaz dedik.


Ancak Parkın kapısına asılan ve internet sitesine konulan tabelayı görünce bir şeylerin yolunda gitmediğini anladık. Çünkü tabelada covid-19 salgınının yarattığı sağlık riski göz önüne alınarak tesisin 2021 yaz sezonunda açılmayacağı yazıyordu. Oasis, henüz aşının olmadığı ve hayatımızın kısıtlamalardan çok daha fazla etkilenen 2020 yazında bile açıktı. Bu yaz ise hiçbir kısıtlama yoktu ve toplumdaki aşılanma oranı da hızla artıyordu. Peki o halde neden böyle bir karar verilmişti?

Olağan genel kurulunu zaten 29 Mart’ta yapmış olan Tetusa’nın, olağanüstü bir gündemle 15 Eylül’de toplanacağını duyup ve hele de toplantı gündemini öğrenince hem büyük bir hayal kırıklığı yaşadık ve hem de tüm taşları yerine oturttuk. Çünkü toplantının gündemi
“su parkının kısmen veya tamamen başka bir alana taşınması, kiralanması, satılması ve/veya başka bir tasarrufa konu edilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi”ydi.



Ne yazık ki, Tunç Soyer, gerçekten de aquaparkımızı söküp taşıma niyetinde!!.

Bu niyetinden haberdar olur olmaz konuyu, Çeşme Belediyemiz Eylül ayı meclisine taşımak istedik. Ancak toplantıda söz alan Meclis Üyemiz Sn. Namık Kemal Aydoğdu, Ekrem Oran tarafından, her zaman ki gibi susturulmaya çalışıldı.
Toplantıda bizzat hazır olan biri olarak Oran’ın, canlı olarak yayınlanan mecliste konunun zikredilmesine bile tahammül gösteremediğini, halkımızın bu konuda bilgi sahibi olmasından çekindiğini düşündüm. Zira sadece hissedarları için değil, Çeşmemiz için de büyük önem taşıyan bu konuyu, konuşmaya değer bile görmüyor, “meclisimizi bunlarla meşgul etmeyelim” diyordu. Bize daha sonra yazılı cevap vereceklerdi. Sanki bundan önceki sorularımıza yanıt vermiş gibi !!
Meclis Üyemiz Aydoğdu, ısrarla İBB su parkını söküyor derken, Sayın Oran önce inkar etmiş “Sökmüyor” demiş; meclis üyemizin toplantı gündemindeki ısrarından sonra ise hayır efendim sökülmüyor, genel kurulun gündeminde “kiralanması, satılması veya taşınması diyor” demiştir. Sanki sökmeden taşımak mümkünmüş gibi !!!
Meclis üyemizin, “peki sizin görüşünüz nedir” diye ısrarla sorması üzerine de  “bizim oyumuz belli” demekle yetinmiş ve derhal konuyu kapatmıştır.
Belediyemiz Başkanı Oran’ın oyu bizim nezdimizde BELLİ DEĞİLDİR.. Zira konunun konuşulmasından bile rahatsız olan Oran, açıkça “bu aquaparkı söktürtmeyeceğim” diyememiştir.
Mecliste konuyu görüşmeye kapattığı için buradan kendisine seslenmek istiyorum; Çeşme Belediyemiz Başkanı Ekrem Oran, sen Çeşmemiz malını ham yaptırmayacak Şehr-i Emin misin? Yoksa Büyükşehir’e karşı gelemeyecek Soyer’in Emir Eri Misin?

Şayet Soyer’in bu ‘HAM’lesinekarşı sessiz kalacak olur ise bilmelidir ki; bu seferki sessizliği, yıllar önce termal kaynaklarımızın üzerinebeton döken Faik Tütüncüoğlu’nun emir eri olarak sessiz kalmasına benzemez. Bedeli ağır olur. Çünkü o dönem meclis üyesiyken; şimdi Belediyemiz Başkanı’dır. Çeşmemiz malını ham yaptırtırsa, tüm Çeşme’yi ve her daim söze “Mevzu Çeşme !!” diye başlayan AK Parti’yi karşısında bulur. 2024’te Çeşme size gerekli cezayı verir.


Buradan İBB Başkanı Soyer’e de seslenmek istiyorum; Tetusa, sadece bir şirket değil;Çeşme turizminin yüzyılına damga vurması hayaliyle bundan tam 16 yıl önce kurulmuş bir hayalin gerçeğe dönmesidir.Yönetim Kurulu’nu atama yetkisine sahip olmakla, bu hayali hiç etme hakkına da sahip olduğunu düşünürse çok yanılır. Çeşme halkı, kendisinden hesap sorar.
Unutmasın ki; “Zaten elinde her şeyi” olduğunu söylediği, ekmeğini turizmden çıkarmaya çalışan, buna rağmen her yaz olduğu gibi bu yaz da patlayan kanalizasyonlardan utanmış; su akmadığı için konaklayan misafirlerine damacana su ile duş aldırtmış; kazılıp da bir türlü kapanmayan yollarda kaç lastik tüketmiş bu Çeşme halkı da İzmir’in ve Büyükşehir’in seçmenidir. 2024 ise zannedildiği kadar uzak da değildir.
OasisAquapark ise bir çocuk parkı değil, Çeşmemiz adıyla anılan, işletmelerin konumlarını kendisine uzaklıklarıyla anacağı, seyahat rehberlerinde ilçemizde yapılacaklar arasında 4.lük tahtına oturacak kadar Çeşmemiz turizmine katma değeri bulunan bir destinasyondur.

Ayrıca Meclis Üyemiz Namık Kemal Aydoğdu’nun da ifade ettiği üzere, bu tesis oturduğu zeminden, su bağlantısına ve havuzuna kadar tüm alt yapısıyla bir bütündür. Sadece üstündeki kaydıraklarını ve borularını sökmeniz halinde, bu bütün bozulacak ve yatırımın en önemli maliyetini teşkil eden alt yapı, başkaca hiçbir işe yaramayarak büyük bir kamu ve şirket zararı oluşturacaktır. Sadece Çeşmelilerin değil, tüm İzmirlilerin menfaatlerini gözetmekle yükümlü Soyer, bu büyük kamu zararını vatandaşına; bu şirket zararını da Tetusa’nın diğer 81 paydaşına nasıl açıklamayı planlamaktadır?
BenSoyer’e Çeşmemize daha sık gelmesini de tavsiye ediyorum. Zira belli ki oturduğu makamdan tek görebildikleri müstakil bahçeli villalarda oturan ailelerimizin çocukları. Oysa ki Çeşmemizde bahçevan, tamirci, temizlikçi, çiftçi, hayvancı velhasıl emekçi ve dar gelirli ailelerimizin de evlatları yaşamaktadır.
Son olarak ifade etmeliyim ki; "Alsancaklı ve Çeşmeli çocuklar ile Buca ve Bornova’daki çocuklarımızı ayrıştıran, kategorize eden söylemi de makamına hiç yakıştıramadım. Bu şehrin geleceği, Çeşmelisi, Tepeciklisi, Alsancaklısı veya Yıkık Kemerlisiyle birlikte tüm İzmir çocuklarına emanettir." diyerek açıklamada bulundu.


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum