İGC BAŞKANI MİSKET DİKMEN İLE GÜNÜMÜZ...
Reklam

İGC BAŞKANI MİSKET DİKMEN İLE GÜNÜMÜZ GAZETECİLİĞİ

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen günümüz gazeteciliği ve medyası üzerine değerlendirmelerde bulundu.

İGC BAŞKANI MİSKET DİKMEN İLE GÜNÜMÜZ GAZETECİLİĞİ

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen günümüz gazeteciliği ve medyası üzerine değerlendirmelerde bulundu.

İGC BAŞKANI MİSKET DİKMEN İLE GÜNÜMÜZ GAZETECİLİĞİ
29 Haziran 2020 - 14:09

İzmir Kent Haber- (Elif Balcı) Türkiye’de gelişen dünyayla ve değişen ahlậki değerler ile birlikte birçok meslek de kendi içinde değişime uğradı. Yeni dünyaya ayak uydurma yolunda mesleki kuralların bazen görmezden gelindiğini bazen unutulduğunu, bazı açılardan ise gelişen dünya düzeninde kendine yer edinebilmek için hizmet etmesi gereken alanlardan daha farklı bir alana doğru yöneldiğini, aslında yönlendirildiğini görmekteyiz. Gazetecilik de bu yeni dünya düzeninden nasibini aldı. 

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen; dijital çağda; dünyada ve Türkiye’de gazetecilik ve medya sektörünün geldiği noktayı değerlendirdi.

‘’En büyük sorunun ahlậki olduğunu düşünüyorum’’

Dikmen, gazetecilikte mesleki eğitimin, mesleğe layık olma açısından önem verilen geçmişteki usta-çırak ilişkisinden edinilerek bugüne geldiğini açıkladı. En büyük sorunun ahlậki olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Bugün gazetecilikte, geldiğimiz noktada her şeyin çok çabuk tüketildiğini, emek vermeden bir anda en üst pozisyonlardan başlanmak istendiğini söyleyen Dikmen ‘’ Gerçekten usta-çırak ilişkisinin çok etkin olduğu bir süreçten sonra bugün artık bir anda medyanın dört bir köşesinden mısır gibi patlayan isimler çıkıyor karşımıza’’ dedi.

Bu durumu değerlendirirken çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dikmen, ‘’Geçmiş zamanlarda, yani ilk zamanlarımıza baktığımda, ustaların yönlendirmesi, ustaların karşısında yenilerin (vakti ile ben de onlardan biriydim) düğmesini ilikleyecek durumda saygı göstermesi son derece önemliydi. Ama bu öyle olması gerektiği için değil, öyle hissedildiği için, zaten öyle hissedildiği için yapılan, kendiliğinden gelişen bir şeydi. Öğretilen buydu. Mesleğe saygı buradan başlıyordu. Mesleğin temel ilkeleri, etik kuralları, mesleki ahlậk o kadar önemliydi ki, her kademesinde bu böyleydi. Bir virgülün yanlış koyulmasından başlayın da (ifadede), habere dair nesnellikten küçücük bir sapma söz konusu olduğunda işin içine ustalar girerdi.’’ açıklamasında bulundu.

‘’Gazetecilik yapısal değişikliğe uğradı’’

Dikmen gelişen süreçte her alanın değişmesiyle birlikte gazeteciliğin de değiştiğini ve gazetecilikten medyaya giden hem kavramsal hem de niteliksel bir değişiklik yaşadığını söyledi. 

Türkiye’de birçok iletişim fakültesi olduğunu ve her sene binlerce iletişimcinin mezun olduğunu varsaydığımızda, bu kişilerin pratikte iş bulabilmeleri ve meslekte yer edinebilmek için olanaklarının çok az olduğunu aktaran Misket Dikmen ‘’ Gerçekten donanım açısından, bilgi, beceri, deneyim açısından kim daha güçlü ise ipi onlar göğüsler. Birkaç dil bilen, farklı yazılımlar bilen, farklı alanlarda çalışan, bu konu ile ilgili teknolojik gelişmeye ayak uydurabilen, iyi takip edebilen ve oradan yeni tasarımlar, yeni üretimler gerçekleştirebilenler öne çıkıyor. Oysa ki Türkiye’de işsizliğin en yüksek olduğu ilk üç sektörden biri olan Basın-Medya alanında o her yıl katılan binlerce yeni iletişimcinin, o alanda bir yer edinmek için zaten sahip olması gereken özellikleri kendiliğinden ortaya çıkıyor,’’ dedi. 

Sözlerine içinde bulundukları yarışın zaman zaman insanları değiştirdiğini, bu yarışın gazeteciliğin ruhunu da çok etkilediğini ekleyen İGC Başkanı ‘’ Gazetecilik geçmişten günümüze değişim geçirmiş olabilir. Gazetecilik bir alandan birçok alana genişlemiş olabilir. Önce basın yayın sonra medya diye gazetecilik  kapsayıcı bir kavram olarak öne çıkmış olabilir ama ondaki bu değişikliğe rağmen gazeteciliğin alanları da değişse, gazeteciliğin ruhunun değişmemesi gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü gazetecilik bir karakter işidir, bir ahlak meselesidir, ancak ve ancak mesleğin ilkelerine, kurallarına ahlậken sahip olmakla varlığını sürdürebilir ‘’ açıklamasında bulundu.

‘’Eğer güven var ise toplumun bakış açısı değişmiyor’’

Toplumun geçmiş ya da günümüzde güvenilir gazetecilik ve gazeteci söz konusu olduğunda bakış açısında bir değişiklik olmadığını, gazetecinin saygınlığının, yaptığı haberin gerçekliğinin, haber dilinin, mesleki ilkeler ve ahlak kurallarına uygun olarak hiçbir çıkar gözetmeksizin kullanıldığı zaman, toplumdaki güvenilirliği hiçbir şeyin sarsmayacağını söyleyen Dikmen ‘’Bugün bunu sağlayan ve o nedenle de reytingleri, okunurluğu, o güvenirliğinden kaynaklanan saygınlığına asla halel gelmiyor ve her zaman yüksek takip, yüksek izlenme oranları, yüksek okunma oranlarına sahip oluyor. Kim ne derse desin, bugün bunun örnekleri var. Dönüp baktığımızda da bunların çoğunun geçmişten gelen o kültür ve disiplinden uzaklaşmamış olduklarını görüyoruz.’’ sözlerini kaydetti.

İGC Başkanı ‘’Eğer doğru haber yapıyorsanız, doğru habercilik yapıyorsanız, doğru yerdeyseniz, ilkelerin hakkını veriyorsanız, halka gerçek bilgiyi aktarmak için çabalıyorsanız, sözünüzün eri iseniz, ruhunuzu, kalbinizi, beyninizi satmamışsanız, siz zaten takip ediliyorsunuz. Yani güven açısından baktığımızda o gazeteciyle ilgili bakış açısı çok keskin bir dönemeç yoksa  değişmiyor. Çok keskin bir dönüş yapmamış ise değişmiyor ve her dem saygın kalıyor.’’ dedi.

Medyadaki insanların sadece kurumu değil kendilerini de temsil etmesi gerekiyor

Misket Dikmen, günümüzde medyada çalışan insanların sadece kurumu ve mesleği değil kendilerini de nasıl temsil etmelerinin önemli olduğunun ve bu soruya isim bazında gidilebileceğinin bu isimlerin ise çok az olduğunun altını çizdi.

 ‘’Şöhret olmak 15 Dakika ‘’ filmini hatırlatan İGC Başkanı, ‘’ Medyada tanınmış olmak başka bir şey, medyada varlığını sapasağlam sürdürebiliyor olmak ayrı bir şey, medyayı kullanarak bir yerlere gelmiş olmak apayrı bir şey. Bu çok farklı bakış arayan isteyen bir soru. 

‘’Bunun da farklı söylemleri var’’

Medyada tanınmış olmanın değişik halleri olduğunu söyleyen Dikmen,’’ Bunun da farklı söylemleri var. Magazin programlarında başkadır, sanat kültür programlarında başkadır, siyaset programlarında başkadır. Oradaki duruş vesaire çok önemlidir. Birçok program var, kuşak programları vesaire, her biri diğerlerinden bambaşka şeyler. Siz bunun  bir kısmını tasvip edersiniz, ben etmem o şöhreti. Bir başkasını ben ederim, siz etmezsiniz.’’ dedi.

‘’Çok Faust var’’

Günümüz gazeteciliğini değerlendiren Dikmen, sözlerinin devamında şunları söyledi;

‘’Goethe Faust’ında evrensel bir insan tragedyası yaratıyor ve insanın zaaflarına karşı oluşan, değişen bilinci ve aklı anlatıyor. İnsanın zaafları var. Faust biliyorsunuz ruhunu satan bir karakterdir. Goethe böyle bir karakter üzerinden anlatır bu hikâyeyi. ‘’Çok Faust var’’. Ruhunu ve mesleğini satmayanlar ise her zaman parlayan yıldız olacaklardır .’’

‘’Gazetecilik siyasete hizmet için değil, ondan aldığı bilgileri aktarmak için vardır’’

Siyasetin gazeteciliğin ihtisas dallarından birisi olduğunu ve o alanda uzman kişilerin siyasi ilişkilerinin güçlü olması gerektiğini, doğru gazetecilik yapıldığı zaman siyasi ilişkiler içinde haberciliğin ses getirmesi açısından önem taşıdığını belirten Misket Dikmen, sözlerine şöyle devam etti: 

‘’Günümüzde ne yazık ki bu ilişkilerin gazetecilik kisvesine bürünerek (ben onları asla gazeteci olarak tanımlamıyorum çünkü) o siyasi ilişkileri farklı amaçlarla, farklı çıkarlara hizmet eder şekilde kullanılması kabullenir bir şey değil.  Ama şunu söyleyebiliriz ki medyanın günümüz siyaseti ile ilişkileri açısından baktığımız zaman medya zaten büyük bir bölümü ile, geniş bir bölümü ile kendini erkin önüne teslim etmiş erkin himayesi altında onun beklentilerine onun isteklerine cevap verecek şekilde kendini dizayn etmiştir.’’ 

Bu durumun Türkiye’de medyayı muhalif ve yandaş diye ayrıştıran kavramları beraberinde getirdiğini aktaran Dikmen, gazeteciliğin geniş bir kesiminin boğazına kadar siyasetin içinde ve siyasi olduğunu, siyaset için ve siyasete hizmet için var olduğunu söyledi. Usta gazeteci ‘’ Oysa gazetecilik siyasete hizmet için değil o kaynaktan aldığı bilgileri halka aktarmak ile görevlidir.’’ dedi.

‘’Bazı gazeteciler var örneğin yandaş olmadığı için bedel ödetiyorlar deniyor. Gazetecinin zaten o ayrımın içerisine girmediğinde muhalif kaldığında, değişmediğinde bir bedel ödemeye zorlanması söz konusu Türkiye’de’’ diyen Dikmen şöyle devam etti;

‘’Yani onlarca, yüzü aşkın tutuklu gazeteci, gazetecilik yaptıkları için ya gözaltına ya tutukluluğa alınıyorlar ya da mahkeme kapılarında sürükleniyorlar, sürekli ifade almaya çağırılıyorlar. Gazeteler de o yüzden cezalandırılıyor. 

Gazetecilik açısından böyle de çelişkili, zorlu bir süreçte olunduğunu belirten İGC Başkanı, ‘’Bu kadar baskının altında  dik durabilmeyi başarmak da çok önemli. Bu meslek  böyle gazeteciler istiyor.’’ değerlendirmesinde bulundu.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TİRE'DE FECİ KAZA
TİRE'DE FECİ KAZA
BATUR, GÜLTEPE'DE İZLENECEK YOL HARİTASINI AÇIKLADI
BATUR, GÜLTEPE'DE İZLENECEK YOL HARİTASINI AÇIKLADI